Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/13334 E. 2025/6567 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13334
- Karar No
- 2025/6567
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/268 E., 2021/985 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, davaya konu paylaşımların yapıldığı Facebook hesabının sanığa ait olmadığına, ihbarda bulunan kişiyle aralarında önceye dayalı duygusal ilişki bulunduğuna, ihbarın intikam amaçlı yapılmış olabileceğine, sanığın başkaca bir Facebook hesabının kendisine ait olduğunu belirttiğine, paylaşımların hangi IP adresi üzerinden yapıldığına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiğine, şüpheden sanığın yararlanacağına, kabul anlamına gelmemekle birlikte ifade özgürlüğü kapsamında suçun unsurlarının oluşmadığına yöneliktir. III. GEREKÇE Davaya konu paylaşımların anlamı ve gerçekleştirilme amacı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sözlerin eleştiri boyutunu aştığı ve muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Ancak; 1. Sanığın, açık kaynak araştırma raporunda tespit edilen aynı isme sahip iki Facebook hesabı arasından davaya konu paylaşımların yapılmadığı hesabın kendisine ait olduğunu, diğer hesabın kendisine ait olmadığını belirterek aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanık T. G.'nin, sanığın kendi Facebook sayfasında arkadaş olarak ekli olmasına karşın davaya konu paylaşımları yaptığını görmediğini beyan etmesi ve tanık N. F. Y. ile sanık arasında bir dönem duygusal ilişki bulunduğunu doğrulaması ile tanık N. F. Y.'nin sunduğu ekran görüntüleri haricinde, açık kaynak araştırma raporunda sanığın davaya konu paylaşımları yaptığına ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında sanık savunmalarına ne suretle itibar edilmediği tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması, 2. Kabule göre de; dosya içerisinde bulunan davaya konu paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin incelenmesinde, anılan paylaşımların herkese açık seçeneği işaretlenmeden gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeyip 5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinin uygulanması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.04.2025 tarihinde karar verildi.