Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/12158 E. 2025/3819 K. – Fuhuş
Konu: Fuhuş
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12158
- Karar No
- 2025/3819
- Karar Tarihi
- Konu
- Fuhuş
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2393 E., 2021/1466 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, 5237 sayılı Kanun'un 80. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağduru zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir. Bu durumun tek istisnası, Türk Ceza Kanunu'nun 80/3 .maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir. Bu açıklamalar ışığında, sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşını bitirmeyen çocuk mağduru rızası ile fuhuş yaptırmak maksadıyla barındırması şeklinde gerçekleşen eyleminden dolayı ayrıca “insan ticareti” suçunun oluşabilme ihtimali karşısında, Yerel Mahkeme tarafından dava zamanaşımı süresinde insan ticareti suçundan suç duyurusunda bulunabileceği belirlenerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; maddi hata yapıldığına, mağdurun eylemlerini kendi rızasıyla gerçekleştirdiğine,kararın bozulması gerektiğine, yöneliktir. III. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak temyiz dışı sanık savunması, sanık savunması, mağdurların beyanları, Whatsapp ekran çıktıları, kira sözleşmesi, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması esnasında yapılan hesap hatası nedeniyle neticeten “3.100,00 TL” yerine “3.900,00 TL” adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasında yer alan '' 3.900,00 TL sonuç adli para cezasının'' çıkarılıp yerine " 3.100,00 TL adli para cezası'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.