Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16380 E. 2025/5294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16380
- Karar No
- 2025/5294
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/139 E., 2021/85 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Düzeltilerek onama (sanık ... hakkında) 2. Bozma (sanıklar ... ve İsmail hakkında) Aralarında bağlantı bulunması nedeniyle, Dairemizin 2020/20459 Esas sırasında kayıtlı bulunan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarih, 2013/179 Esas ve 2016/202 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelendi. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli kararda, suç tarihlerinin "04.01.2013 (sanıklar ... ve İsmail için), 10.01.2013 (sanık ... için)" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "04.01.2013-10.01.2014" olarak yazılması, 2. Sanıklara verilen adli para cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezalarının hapse çevrileceği” nin yazılması yerine, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Gerekçeli karar başlığında “suç tarihleri” kısmından “04.01.2013-10.01.2014” ibaresinin çıkartılıp yerine “04.01.2013 (sanıklar ... ve İsmail için) ve 10.01.2013 (sanık ... için)” ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına, "...tamamının tahsiline.." ibaresinden sonra gelmek üzere "... ve ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına..." ibaresinin eklenmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli kararda, suç tarihinin "04.01.2013 (sanıklar ... ve İsmail için), 10.01.2013 (sanık ... için)" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın"04.01.2013-10.01.2014" olarak yazılması, 2. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 04.01.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 27.03.2013 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 13.12.2012 tarihinde işlediği eyleminden dolayıda 12.04.2013 tarihli iddianame ile dava açılarak Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarih, 2013/179 Esas ve 2016/202 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu hükmün de sanık ve müdafiince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/20459 Esas sırasında derdest olduğu anlaşılmakla; Her iki dosyanın suç ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.