Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/11494 E. 2023/16234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11494
- Karar No
- 2023/16234
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu amaçla kurulmuş örgüte üye olma, tefecilik Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1. Maliye Hazinesi vekilinin, sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmayan Maliye Hazinesinin, Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisinin olmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddeleri uyarınca Maliye Hazinesi vekilinin Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma ve tefecilik suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyizinde; Sanıkların üzerlerine atılı suçlara ilişkin yasa maddelerinde öngörülen ceza üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, suçların tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından katılan Maliye Hazinesi vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek DÜŞMESİNE, 3. Diğer hükümlerin temyizinde ise; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteğinin; sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen beraat kararlarının Cumhuriyet savcısının temyiz gerekçeleri doğrultusunda bozulmasına ve suçta kullanılan ... plaka sayılı araç ile sanıklara ait olan hesaplardaki paraların zor alımına karar verilmesi isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; tüm sanıklar hakkında pos tefeciliği suçlarını işlemek amacıyla kurulan ve zayıf da olsa aralarında hiyerarşik yapı bulunan suç örgütüne iştirak ettikleri sabit olduğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianame anlatımında eylemleri açıklıkla belirtildiği halde tefecilik suçundan kamu davası açılmadığı gerekçesiyle bu eylemler hakkında kısa kararda olumlu ya da olumsuz bir hüküm verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün, haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulan diğer sanıklarla işbirliği içerisinde hareket ederek birden fazla kez tefecilik eylemlerine iştirak ettikleri sabit olduğu halde beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararların bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; sanık aleyhine tanık beyanı bulunmadığına, atılı suçun soyut iddialara dayandığına, faturaların sahte olup olmadığı hususunun bilirkişi raporuyla sabitlenemediğine, suçtan elde edilen gelir hususunda mal varlığı sorgulaması yapılmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, tek başına telefon görüşmelerinin delil olarak kullanılamayacağına, hakkaniyete aykırı olarak sanık hakkında diğer sanıklara nazaran daha fazla ceza verildiğine, banka hesabındaki paranın zor alımına karar verilmesinin ve boş hesaplara bloke konulmasının hukuka aykırı olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunda yüzeysel inceleme yapıldığına, önceden belirlenen suç unsurlarına, olayların denkleştirilmeye çalışıldığına, sanığın suç işleme kastının olmadığına ve menfaat sağlamadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, pos cihazından yapılan çekimlerin satılan mal dolayısıyla olduğuna ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğuna, Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; beraat eden sanıkların bir kısmında yapılan aramalarda başkalarına ait kredi kartları, pos cihazları ele geçirilmişken müvekkili olan sanıkta suç delili elde edilemediği halde cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın sadece sanık ... ile yaptığı 4 adet telefon görüşmesi nedeniyle tutuklandığına ve yargılama sonucunda yeterli delil olmadan suç unsuru içermeyen telefon görüşmelerine ait tapelere dayanılarak ceza verildiğine, tanıkların beyanlarından tefecilik suçunun oluşmadığına ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; bilirkişi raporunun yüzeysel olduğuna, olayların suç unsurları ile denkleştirilmeye çalışıldığına, yetersiz ve ağır hatalar içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına, raporun tahminler içerdiğine, mahkûmiyete yeter şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanığın komisyon ya da faiz elde ettiğine dair somut kanıt olmadığına, kredi kartı ile mal satın alıp düşük bir fiyatla satılması suretiyle nakit para ihtiyacının giderilmesinin suç olmadığına dair yaygın kanaat olduğuna, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, kıyas yasağına aykırı hareket edildiğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğuna, Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; Mahkemenin tanık beyanlarına göre karar verdiğine, tanıkların yalnızca kredi kartıyla yapılan alışverişlerde sanığın bankanın almış olduğu komisyonu düştüğünü beyan ettiklerine, tefeci olan kişilerin yüksek faiz ile tanımadığı kişilere ödünç para verdiğine, sanığın ise alışverişte kullanacağı nakit parayı arkadaşlarının kartıyla taksitli şekilde yaptığı ve nakit parayı da arkadaşlarına verdiğine, Mahkemenin adli emanetteki ajandayı incelemediğine ve eksik inceleme yaptığına, sanığın tefecilik suçunu işlediği kanısına neden olan 59 ve 82 nci eylemlerde kart sahibi ve tanıkların kredi kartı hesap hareketlerinin incelenmediğine, bankanın ne kadar komisyon ve faiz aldığının incelenmediğine, yapılan aramalarda sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, sunulan evrakların da mahkemece incelenmesine gerek görülmediğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğuna, Sanık ...’un temyiz isteminin; kendisine yönelik tefecilik suçundan üç olay tespit edildiğine, 27 numaralı olayda şahsına yönelik tanık ...’nun komisyon ya da faiz ödemediğini beyan ettiğine, 29 numaralı olayda hiçbir ticari kazanç ve menfaat gözetmeden sadece borcunu hafiflettiğine, 30 numaralı olayda ise yapılan harcamanın kontör ticaretine konu olabileceğini düşündüğüne, dosyada kendisinden daha fazla olaylarda adı geçen şahısların beraat ettiklerine ancak kendisinin cezalandırıldığına, hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ...’in temyiz isteminin: müdafii vasıtası ile kendisini temsil ettirmişse de avukatının duruşmalara girmeyerek kendisini mağdur ettiğini, emniyet mensuplarınca özellikle seçilen tanıkların emniyet ve Mahkeme ifadelerinin tamamen farklı olduğuna, suç ve cezada kanunilik ve suç tipi yaratılamayacağı ilkesine aykırı olarak bilirkişi raporunda belirtilen fakat Mahkemede çok farklı olan tanık ifadelerinin Yerel Mahkemece göz ardı edildiğine, Mahkemede alınan ifadelerinde tanıkların açıkça komisyon veya kar/faiz amaçlı ilişki içerisinde olmadıklarını beyan ettiklerine, mahkemenin bilirkişi raporu lehine karar verdiğine, sanık ...’ın yanında sigortalı olarak çalıştığına ve kararın bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ...’ın temyiz isteminin; kararın, suç ve cezada kanunilik ve suç tipi yaratılamayacağı ilkesine aykırı olduğuna, suç tarihinde pos tefeciliği diye bir suç olmadığına, hiçbir şekilde faizle para alışverişi yapmadığına, yapmış olsa dahi bunların net olarak tespit edilemediğine, bilirkişi raporundaki kanaatle suçlu ilan edildiğine, tefecilik suçunu işlemediğine, aracılık etmediğine, kararın bozulmasına yönelik olduğu. Sanık ...’ın temyiz isteminin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tanıkların şikâyetçi olmadığı gibi faiz ve prim ödemediklerini ve banka komisyonu haricinde herhangi bir para ödemediklerini Mahkemede beyan ettiklerine, kendisine kumpas kurulduğuna, kararın bozulmasına yönelik olduğu, Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; Mahkemenin delilleri eksik ve hatalı değerlendirdiğine, suçun işlendiğine dair delil olmadığına, sanığın; iş yerinde çalışan statüsünde olduğuna, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu, Sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ...’in temyiz istemlerinin ise süre tutum dilekçesiyle kararların bozulmasına yönelik olduğu tespit edildi. a. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizinde; Sanıklara yükletilen tefecilik eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarih, 2021/239 Esas ve 2021/325 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, b. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan verilen beraat hükümlerinin de usul ve kanuna uygun olduğu, Anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Maliye Hazinesi vekili, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...’ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, c. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezalarının sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "2 yıl 1 ay” yerine “1 yıl 13 ay” olarak, sanık ... hakkında ise “2 yıl 2 ay 20 gün” yerine “1 yıl 14 ay 20 gün” olarak eksik belirlenmesi, Kanun'a aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan Maliye Hazinesi vekili, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının; Tebliğname'ye aykırı olarak “1 yıl 13 ay hapis cezası" ve “1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası” ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkarılarak yerlerine “2 yıl 1 ay hapis cezası” ve “2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası” ifadelerinin eklenmesi suretiyle; sair yönleri usul ve Yasa'ya uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.