Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/9399 E. 2023/16998 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9399
Karar No
2023/16998
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yerinde olmayan gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü sanığın ... hakkında şikâyette bulunmak üzere ... Polis Merkezi Amirliğine geldiği, karakolda bulunduğu sırada "Siz ...'yi kolluyorsunuz, karakola 70.000,00 TL para yedirmiş o yüzden istediğini yapıyor." şeklinde yüksek sesle bağırarak polis memuru şikâyetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde rüşvet aldıkları yönünde isnatda bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece şikâyetçilerin ve tanık ...'nin ifadesi, şikâyetçi ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin temyizi yönünden Tüm dosya kapsamı, şikâyetçilerin aşamalarda değişmeyen ve birbirleriyle uyumlu beyanları, şikâyetçiler hakkında yapılan suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturmada görevi kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında temel cezanın teşdiden belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. B- Sair yönlerden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/9399, K. 2023/16998, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-9399-e-2023-16998-k-35728bafcf58