Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/8708 E. 2023/17257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8708
- Karar No
- 2023/17257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası, kasten yaralama suçundan, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki mahkumiyet hükmü yönünden, 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçları işlemediğine, katılanın yalan söylediğine, kendisinden zorla para aldığına dair farklı ifadelerde bulunmasının da katılanın yalan söylediğinin kanıtı olduğuna, katılanın kendisini yaralamasına ve şikayetçi olmasına karşın katılan hakkında dava açılmadığına, olayın herhangi bir tanığı olmamasına karşın sadece katılanın soyut iddiası ile kendisine ceza verildiğine, katılanın beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve resen belirlenecek sebeplerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Birahanede garson olarak çalışan katılan ile müşteri olarak orada bulunan sanığın olay tarihinde birahaneden çıktıktan sonra sanığın aracı ile dolaştıkları esnada, sanığın katılana hitaben "... seni sinkaf ediyor, ben sinkaf edemez miyim, benimle yatacaksın." diyerek hakarette bulunduğu, katılanın sanığın ilişki teklifini kabul etmemesi üzerine, sanığın arabadan indirdiği katılanı, yere düştüğü esnada yüzüne tekme atmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir derecede kasten yaraladığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiş ve tekerrüre esas nitelikte sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak; 1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemesi, olayın görgü tanığının bulunmaması, katılanın alkollü olduğuna ilişkin ve sanığın yaralanmasına dair adli rapor içeriklerinin, katılanın tırnakları ile yüzünü çizdiğine dair savunmasını destekler mahiyette bulunması karşısında mahkemece katılanın beyanlarının ne şekilde sanık savunmalarına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın ve soruşturma aşamasında düzenlenen 18.02.2014 tarihli kolluk tutanağında belirtilen, sanığın aracının olay anında bulunduğu yere ait mobese kayıtları CD ortamında incelenip değerlendirilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi, 2. Kabule göre de; a. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; iddianamede yer alan ve mahkemece kabul edilen sözlerin ne suretle hakaret suçunu oluşturduğu açıklanmaksızın ve bu sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi, b.7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.