Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/44061 E. 2024/15444 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/44061
- Karar No
- 2024/15444
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Hakaret, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçların unsurlarının oluşmadığına, delillerin objektif olmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, yeterli araştırmanın yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede; Takdiri indirim ve erteleme hükümleri uygulanan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, 2. Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan fazla uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi, 3. Sanığın hakaret eylemini aleni yerde işlemesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a). maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.