Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/434 E. 2023/17243 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/434
- Karar No
- 2023/17243
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen tebliğnamede, katılan lehine vekalet ücreti eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına yönelik görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteminin herhangi bir temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile gerçekleştirildiği, gerekçeli kararın usule uygun şekilde tebliği üzerine temyiz sebebi içeren dilekçe sunulmadığı görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, aracına zarar veren ve bu nedenle hakkında mahkumiyet kararı verilen katılana, maruz kaldığı bu haksız fiile tepki olarak hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, zamanaşımını son kesen sebep olan sanığın savunmasının alındığı 10.03.2015 tarihi dikkate alınarak, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.