Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39559 E. 2024/13905 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39559
Karar No
2024/13905
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ: Hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir. 2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, sanıkların olay tarihinde kullandığı alkolün etkisiyle bu suçu işlediklerinden ceza almamaları gerektiğine, polislerin sanıkları kameraya alarak özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suç kasıtlarının olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamı, şikayetçi polis memurlarının aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanda bulunmaları, şikayetçilerin iddialarıyla uyumlu ve olayın emniyet amirliğinde geçen kısmına ilişkin polise ait cep telefonu kamera kaydı çözüm tutanağı, tanık T.G.'nin şikayetçilerle uyumlu beyanlarda bulunması ve 14.10.2018 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın şikayetçilere hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun, eylemin aleni işlendiğinin gözetilmemesi eleştirisiyle ve hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması suretiyle düzeltilerek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Adli sicil kaydında üç aydan fazla hapis cezası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının ertelenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Ancak; 1. Sanığın somut olayda kamu görevlisi olan polis memurlarına ve Cumhurbaşkanına hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında, Cumhurbaşkanına hakaret ile hakaret suçunun birlikte işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299 uncu ve 125 inci maddeleri ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle sanığın hukukî durumunun 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca farklı nevi'den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi ve fikri içtima hükümleri uyarınca da sanığın daha ağır hüküm içeren Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan cezalandırılması gerektiği, Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan tefrik edilerek yapılan soruşturma sonucu İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1183 Esas sayılı dosyasında açılan davada sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve istinaf formu düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, akıbeti araştırılarak, kesinleşmemiş olması durumunda dosyaların birleştirilmesi, kesinleştiğinin tespit edilmesi halinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kesinleşen hükümdeki cezanın sonuç cezadan indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de, sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanığın eylemini aleni sayılan sokakta ve emniyet amirliği bahçesinde işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesi birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/39559, K. 2024/13905, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-39559-e-2024-13905-k-3a56e832e761