Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/36395 E. 2024/9885 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36395
Karar No
2024/9885
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2810 E., 2020/15 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce sanık hakkında hakaret suçundan beraat kararları verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, sanığın atılı suçu işlediğine, eksik inceleme ile hatalı hükümler kurulduğuna, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporuna göre de beyanları hükme esas alınan güvenlik görevlilerinin olay yerine sonradan geldiklerine, diğer tanıkların dinlenilmeleri gerektiğine, bu nedenle hükümlerin bozulması talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. III. GEREKÇE 1.Sanığın yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 03.05.2016 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.,

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/36395, K. 2024/9885, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-36395-e-2024-9885-k-50760a382919