Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/35668 E. 2024/9953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35668
- Karar No
- 2024/9953
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3018 E., 2020/ 876 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf isteminin esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın gerekçesiz olduğuna, bekçilerin kimlik kontrolü yetkisi bulunmadığına, sanığın darp edildiğine, katılan beyanları esas alınarak mahkumiyet kararı verildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, katılanların alkollü şekilde çevreyi rahatsız eden sanığa kimlik sorulması üzerine çıkan tartışmada sanığın katılanlara hakaret ettiği anlaşılmakla; 11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması karşısında; 02.11.2018 tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı olmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın, katılanların kendisini darp ettiğini savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.