Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/34997 E. 2024/9429 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34997
- Karar No
- 2024/9429
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3636 E., 2019/1300 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın isnat edilen sözlerin kolluk kuvvetlerinin haksız ve orantısız müdahalesi sonucu ortaya çıkan koşullarda meydana gelen duygu durumu ve öfke hali ile söylendiği ile eleştiri hakkı kapsamında kaldığının kabulü gerektiğine, sözlerin muhatabının katılan olmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Nevruz etkinlikleri kapsamında valilik makamınca izin verilen uygun tarihin 21.03.2016 olmasından dolayı bu tarihten önceki etkinliklere Muş Valiliği tarafından izin verilmediği, 17.03.2016 tarihinde ise olay tarihinde milletvekili olan sanık ...'ın da aralarında bulunduğu grubun etkinlik düzenlediği, kolluğun uyarılarına karşın grubun dağılmaması üzerine müdahale edilmesi neticesinde sanık ... ile olay tarihinde Muş İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yapan katılan ... arasında yaşanan tartışmada sanığın katılana "Güçsüzlüğünüzün ve onursuzluğunuzun göstergesi bu, dön işine bak." sözleriyle hakaret ettiği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. 17.03.2016 tarihli görüntü çözüm tutanağında ve kamera kayıtlarında sanığın katılana yönelik "Güçsüzlüğünüzün ve onursuzluğunuzun göstergesidir bu." dediğinin tespit edildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi ile Anayasa'nın 26 ncı maddesine göre; herkesin, görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olduğu, bu hakkın kanaat özgürlüğünü, kamu otoritelerinin müdahalesi olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, ancak devamında geçtiği üzere bu hürriyetin kullanılması ulusal güvenliğin, kamu düzeninin, Cumhuriyetin temel niteliklerinin ve ülke bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, suçluların cezalandırılması, devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının özel ve aile hayatlarının korunması ile yargılama görevinin yerine getirilmesi amacıyla sınırlanabileceği, açıklanan bu sebeple hakaret suçuna vücut veren herhangi bir eylemin ifade özgürlüğü içerisinde değerlendirilemeyeceği; hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olduğundan bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik gerçekleştirilmesinin gerektiği, somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçunun oluşacağı belirlenmiş; bu açıklamalar doğrultusunda sanık tarafından kamu görevlisi olan katılana yönelik davaya konu cümle içeriğinin bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmeyerek sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. 2. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.