Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/33282 E. 2024/9706 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33282
- Karar No
- 2024/9706
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1653 E., 2019/1754 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi gereğince temyiz edilebilir hale geldiği, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/719 Esas, 2018/141 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine, 2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 18.07.2019 tarih ve 2018/1653 Esas, 2019/1754 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde "vekâlet ücretine ilişkin onbirinci paragrafının tamamen çıkartılmasına ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle, atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, husumetli olduğu kişiler tarafından facebook hesabına gizli girişlerin olduğuna, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, bilirkişi raporunun dikkate alınmadığına, ilgili kurumlardan bilgi talep edilmesini, bulunduğu suç duyuruları ve kanun yararına bozma taleplerinin akıbetinin araştırılmasına, heyet raporu alınması gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın facebook isimli sosyal medya hesabında yapmış olduğu paylaşım ile mağdura hakaret ettiği, sanık savunması, suça konu paylaşıma dair çıktılar ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulünün yerinde olduğu ancak hükümde "Mağdurun davaya katılmadığı, vekilinin de bulunmadığı gözetilmeden vekâlet ücretine hükmedilmesi" hukuka aykırı görülüp bu hususun düzeltilebilir nitelikte olduğu belirlenerek "Hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin onbirinci paragrafının tamamen çıkartılmasına ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın aşamalardaki savunmasında, atılı suçu işlemediğini, facebook hesabının şifresinin kırıldığını, husumetli olduğu kişiler tarafından paylaşımın yapılmış olabileceğini belirtmesi, sanık tarafından dosyaya sunulan ekran çıktılarında "tanınmayan bir tarayıcıdan veya cihazdan giriş yapıldı" bildiriminin yer alması ve 21.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu paylaşımların sanık tarafından yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin bildirilmesi karşısında, suç tarihinde sanığın kullandığı facebook isimli internet sitesine girmeye elverişli bilgisayar, telefon, tablet vb. cihazların neler olduğunun ve halen sanıkta olup olmadığının ve sanık tarafından kullanılan e-mail adres veya adreslerinin tespitine çalışılması, tespitleri halinde bu cihazlardan ve sanığa ait e-mail adresinden suç tarihinde "Çapulcu TC ..." isimli facebook hesabına giriş yapılıp yapılmadığının ve "tanınmayan bir tarayıcıdan veya cihazdan giriş yapıldı" şeklinde bir bildirimin alınıp alınmadığının belirlenmesi ve davaya konu paylaşım esas alınmak suretiyle, internet servis sağlayıcısı ve IP edresinin tespit edilmeye çalışılması hususlarında bilişim alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak sanık hakkında mahkûmiyet karar verilmesi, 2. Kabule göre de, a. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, b. Sanığın, facebook hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımının herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.