Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/33274 E. 2024/9707 K. – Fuhuş
Konu: Fuhuş
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33274
- Karar No
- 2024/9707
- Karar Tarihi
- Konu
- Fuhuş
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3918 E., 2019/2120 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2018/702 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarih ve 2019/3918 Esas, 2019/2120 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak delilin bulunmadığına, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanının hükme esas alınamayacağına, delillerin yöntemince değerlendirilmediğine, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, bilirkişi raporunun değerlendirilmediğine, sanığa zorunlu müdafii atanmadığına, istinaf başvurusunun reddi kararının gerekçe içermediğine, 5237 sayılı Kanun'un 227 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, cezanın yüksek hadden artırılmasına ve 62 nci maddenin tatbik edilmemesine, adil yargılanma ..., gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, sosyal medya sitelerinde hesap açıp eşinin çıplak resimlerini koyarak müşterilerle fuhuş pazarlığı ve görüşmeler ayarladığı, bulduğu müşterilerle görüşme için günlük ev kiralayarak eşinin fuhuş yapmasını sağladığı, zaman zaman eşi olan mağdurun fuhuşa razı olmaması üzerine mağdura yönelik cebir ve tehditte bulunarak fuhuşa zorladığı ve bu suretle atılı suçu işlediği, sanık savunması, mağdur beyanı, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 15.08.2018 tarihli raporu, 14.03.2019 tarihli bilirkişi raporu, "ruyakara" isimli Twitter hesabı ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın aşamalardaki beyanında, mağdurun alkol alması nedeniyle 08.08.2018 ve 10.08.2018 tarihlerinde tartıştıklarını belirtmesi, mağdurun da soruşturma aşamasındaki beyanında anılan tarihlerde sanığın kendisine yönelik bulunduğu tehdit ve yaralama eylemlerini fuhuşa zorlama amaçlı gerçekleştirdiğine dair anlatımda bulunmaması karşısında, yetersiz gerekçeyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 227 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca fuhuş, kasten eşi yaralama ve tehdit suçlarından kamu davası açılmış, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın TCK 227 nci maddesinin ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezasına hükmedilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince istinaf talebi reddedilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizce TCK 227/4 maddesinin şartları oluşmadığından bahisle karar oy çokluğuyla bozulmuştur. Mağdur ... 11.08.2018 günü karakola başvurarak eşiyle tartıştıklarını, eşinin kendisini 08.08.2018 tarihinde tokat atmak suretiyle darp ettiğini, 10.08.2018 günü saat 22.00 civarında evden ayrılmak istediğini söyleyince kendisine ‘’Sen orospusun, kaltaksın, evden ayrılırsan seni de anne babanı da öldürürüm ‘’şeklinde beyan etmiş ayrıca eşinin daha önce kendisini fuhuş yaptırmaktan dolayı ceza aldığını ve kendisini zorla fuhuş yaptırmaya devam ettiğini iddia etmiş bunun üzerine soruşturma başlamış, olay Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmeden 13.08.2018 tarihinde karakola gelerek eşi hakkında şikayetten vazgeçmiştir. Yine mağdur kovuşturma sırasında eşinin kendisini fuhuş yaptırmadığını, eşine sinirlendiği için o şekilde ifade verdiğini beyan etmiş ve şikayetçi olmamıştır. Sanık gerek soruşturma aşamasında karakolda verdiği ifade de gerekse mahkemede tehdit ve yaralama olayını kabul etmiş ancak eşine kesinlikle fuhuş yaptırmadığını, eşinin tartışmaları sonucunda evden ayrılırken ‘’Seni şikayet edeceğim, gör bak sana neler yapacağım.’’ şeklinde sözler söylediğini, fuhuş yaptırdığı iddiasının bu kızgınlıktan kaynaklanarak söylediğini savunmuştur. Yerel Mahkemece sanığın eşini zorla fuhuş yaptırdığından bahisle TCK 227/2-4-5 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermiştir. Ancak yapılan yargılama sırasında yalnızca sanığın ... kara isimli Twitter hesabının içeriği araştırılmış, alınan bilirkişi raporunda da bu Twitter hesabından herhangi bir tweet atılmadığı, herhangi bir hareket olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar mağdur karakolda verdiği ilk ifadede M Suit adlı yerde fuhuş yaptığını beyan etmiş ise de daha sonra bu beyanından caymış ve burada eşiyle birlikte beraber olduğunu beyan etmiştir. Gerek soruşturma aşamasında gerek kovuşturma aşamasında M Suit adlı konaklama yerinde mağdur veya sanığın kaydı olup olmadığı araştırılmamıştır. Yine mağdur karakolda verdiği ifadede eşinin devamlı kendisini fuhuş yaptırdığını iddia etmiş ise de bu beyanların gerçekliği hususunda hiçbir araştırılma yapılmamış ve yalnızca mağdur beyanlarına dayanarak mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. Fuhuş suçunun oluşabilmesi için öncelikle fuhuş yapan bir kişinin olması ve onunla para karşılığında ilişkiye girecek bir kişinin de bulunması gerekir. Olayımızda böyle bir kişinin varlığı belli değildir. Tüm dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere olayın tek tanığı mağdur ... Çakmaktır. Mağdur ... şikayet ettikten 2 gün sonra tüm beyanlarından vazgeçmiş kovuşturma aşamasında da eşine olan kızgınlıkla bu şekilde ifade verdiğini beyan etmiş, mağdur hakkında Yerel Mahkemece mahkumiyet kararı verilmesinden sonra da sanık lehine kararı 13.05.2019 tarihli dilekçeyle istinaf etmiş mağdurun istinaf dilekçesi reddedilmesi üzerine bu karara karşı 15.10.2019 tarihinde dilekçe vermiş bu talebi de reddedilmiş, bu dilekçelerin içeriğinde de mağdurun alkollü olması ve kızgınlığının etkisiyle karakolda eşinin kendisini fuhşa zorladığını beyan ettiğini açıkça belirtmiştir. Tüm dosya kapsamına göre olayın tek tanığı mağdur ...’ın istikrarlı ifadeleri mevcut değildir. Bir an için eşini kurtarmak için bu şekilde ifade verdiği kabul edilse dahi olayın oluş şekline göre eşine kızgınlığından ilk ifadesinde eşi hakkında cürmü atıf da bulunması da hayatın olağan akışına uygundur. Bu durumda yargılama aşamasında gerçekten bu fuhuş olayının gerçekleşip gerçekleşmediği maddi vaka ve olgularla ispatlanması gerekir. Dosya kapsamına göre olayın ortaya çıkış şeklide göz önüne alındığında yalnızca mağdurun kızgınlıkla ilk karakol ifadesinde vermiş olduğu beyanlara dayanılarak sanığın mahkumiyeti cihetine gidilmiş maddi olay ve olgular dosyada ispatlanmamıştır. Tüm bu sebepler göz önüne alındığında sanığın suçu işlediğine dair şüphe oluştuğu şüphenin de sanık lehine yorumlanması gerektiği anlaşıldığından sanığın fuhuş suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.