Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/284 E. 2023/16791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/284
- Karar No
- 2023/16791
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 tarih, 2011/489 Esas, 2013/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına, b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümler denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle aynen açıklanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebebe dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru olan mağdurların kavga ihbarı nedeni ile olay yerine geldikleri, sanığın alkollü vaziyette bulunmasının da etkisiyle, olay yerinden ayrılmayacağını belirterek, mağdurlara hitaben "Siz kimsiniz, bizi alamazsınız, bize karışamazsınız" demek sureti ile üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği, sanık hakkında yasal işlem başlatmak ve taşkınlıklarını sonlandırmak amacıyla polis merkezine götürülmek için mağdurlar tarafından ekip otosuna bindirilmeye çalışıldığı, sanığın mağdurlara hitaben "Ben kürt ...'im üç tane adam vurdum, beni herkes tanır, bana kimse dokunamaz, ben müdürlerinizi tanırım, ben sizle muhatap olmam, müdürleriniz ile muhatap olurum." diyerek tehdit etmek sureti ile görevlerini yaptırmamak için direndiği, sanığın eylemlerinin şikâyetçi anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Görevi yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, mağdur beyanları ve olay tutanağı karşısında Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Hakaret Suçu Yönünden 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, mağdura söylediği kabul edilen "Siz kimsiniz, bizi alamazsınız, bize karışamazsınız." şeklindeki sözünün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; Suçun aleni olan cadde üzerinde işlenmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Hakaret Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.