Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/20763 E. 2024/2433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20763
- Karar No
- 2024/2433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/725 E., 2016/354 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine, beraat etmesi gerektiğine, dosyada cezalandırılabilmesi için yeterli delil bulunmadığına, tanık beyanlarının itibar edilebilir olmadığına , hakkında tayin edilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde hakkında şikayet olan sanığın, üst araması yapılmak istendiği sırada mağdur ve katılan polis memurlarına yönelik "Lan lavuklar, siz kimsiniz, bizim önümüze geçiyorsunuz, bizim üstümüzü arayamazsınız." diyerek tehdit ve hakaret içeren sözler söylediği, akabinde komiser yardımcısı olan katılan ... U.'nun yüz kısmına yumrukla vurarak dosyada mevcut hekim raporundan anlaşıldığı üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, böylelikle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Mahkemece, sanığın katılana hitaben söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Sanığın mağdur ve katılan polis memurlarına yönelik " ...siz kimsiniz, bizim önümüze geçiyorsunuz, bizim üstümüzü arayamazsınız" demek suretiyle tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de anılan sözlerin tehdit niteliğinde olmadığı, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturan eyleminin yalnızca katılan ... U.'nun yüzüne yumrukla vurmak olduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.