Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/20404 E. 2024/594 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20404
Karar No
2024/594
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1019 E., 2016/406 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin atılı suçu işlemediğine eksik inceleme ve araştırma sonucu hükmün kurulduğuna, tanıkların olay yerine sonradan geldiklerine görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına, müvekkilinin atılı suçu işlediğine ilişkin şikâyetçinin soyut beyanı dışında delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, şikâyetçinin doktor olarak görev yaptığı Erciyes Üniversitesi Fizik tedavi bölümüne muayene ettirmek amacıyla annesini götürdüğü, muayene sırası gelmeden annesini muayene ettirme isteğinin şikâyetçi tarafından kabul edilmemesi üzerine şikâyetçiye yönelik "Şerefsize bak." demek suretiyle hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, 18.08.2015 tarihli olay tutanağına, şikâyetçinin aşamalardaki beyanları ile tanıklar A.U. ile U.K.'nın beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir. 3. Şikâyetçinin aşamalardaki beyanları uyumludur. 4. 18.08.2015 tarihli olay tutanağı ile tanıklar A.U. ile U.K.'nın beyanları dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın tevil yollu ikrarına, şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarına ve tanıklar A.U. ile U.K.'nın yargılama aşamasındaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik koşullarının olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından uygulanmamasına, dosyaya yansıyan kişilik özelliği değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eyleminin polikliniğin neresinde gerçekleştirildiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre de, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20404, K. 2024/594, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-20404-e-2024-594-k-dddf399f9433