Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/20054 E. 2024/12 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20054
- Karar No
- 2024/12
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/755 E., 2016/921 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın olay anında katılanın avukat olup olmadığını bilemeyeceğine, samimi ikrarda bulunduğuna, hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim nedenleri ile erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2014/18550 Esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı vekili olarak görev yaptığı, icra takip dosyasının borçlusunun ise sanık olduğu, olay tarihinde sanığın katılanı arayarak "Benim böyle bir borcum yoktur, sen sahte avukatsın, sinkaf ol git lan dümbük." şeklinde hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılan ve tanık beyanları ile sanığın ikrarına göre mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması, tanık beyanları ve sanığın ikrarda bulunması karşısında, üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Ancak, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.