Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18089 E. 2023/26600 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18089
Karar No
2023/26600
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/501 E., 2016/129 K. SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ve katılan hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, sanık ... hakkında ise hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 Sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin, beraat kararı verilmesi nedeniyle, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıklar ... ve ...'nin evli oldukları, sanık ...'nin katılan ile ilişki yaşadığını öğrenen sanık ...'nin kızı olan sanık ... ile beraber katılana hakaret ettikleri ve sanık ...'nin katılan ...'u arayarak rahatsız ettiği iddiası ile açılan davada; sanık ...'nin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu, sanık ...'nin ise hakaret suçunu işlediklerine yönelik delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine, sanıklar ... ve ...'nin ise hakaret suçunu haksız fiile karşı işledikleri gerekçesiyle haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Verilen Beraat Hükmünün Temyizi Yönünden; Sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediğine yönelik katılan beyanından başka delil bulunmadığı anlaşılmakla, beraat kararı verilmesine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Beraat Hükmünün Temyizi Yönünden; Sanık hakkında yargılandığı aynı davada kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olması ve sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmaması karşısında, hakaret suçundan verilen beraat hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümlerin Temyizi Yönünden; 1. Sanıkların yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 29.12.2015 ve 08.12.2014 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR 1.Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/18089, K. 2023/26600, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-18089-e-2023-26600-k-c5cc5d244aeb