Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18012 E. 2023/25173 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18012
- Karar No
- 2023/25173
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/67 E., 2015/285 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz istemi, kararı temyiz ettiğine yönelik olup gerekçe içermemektedir. III. OLAY VE OLGULAR Avukat olan sanığın itirazın iptali davasında mahkemeye sunduğu 04.04.2013 tarihli dilekçesinde, “...Bütün dosyadaki evraklar haciz sırasında kasıtlı davranan icra memuruna gösterilmişse de, alacaklı ile arasındaki alışverişten dolayı görmezden gelmiş ve zapta geçmemiştir. Hukukla yönetilen bir devlette ne böyle haciz olur, ne böyle zulüm olur, ne de bunu yapanların yanına kalır.”, 12.06.2013 havale tarihli dilekçesinde, "...Öğrendiğimize göre de bütün bunları bile bile icra müdür yardımcısı ... davalıya ön ayak olup bu şeytâni başvuruyu yaptırmıştır...", 22.05.2013 havale tarihli dilekçesinde, "Yargıtay kararına bakılırsa her şey uydurmadır, düzmecedir, Bizim hakkımızı ispatlayacak hiç bir şey yoktur. Alacaklıya ‘sen kenarda bir dur’ diyerek hakim doğa üstü güçleri ile metafizik bir araştırma yapacak, deliller yaratacak ve alacaklının olmayan hakkının ispatını araştıracaktır. Oysa alacaklıya defalarca kesin süre verilmiş, alacaklı iddiasını ispatlayamamıştır. Hâla daha hâkim neyi araştıracaktır. Haksız bir iddiayı hâkim zorla mı ispatlayacaktır. Bu kadar haksız zorlamanın sebebi nedir. Bunun hukukla hukukçulukla ilgisi yoktur, karar ya tetkik hâkiminin yanlı raporu ile ya da dosya hiç incelenmeden ezbere verilmiştir..." ve Uyap üzerinden gönderdiği tarihsiz dilekçesinde ise "Ya bütün evraklarımız dosyadan çalınmış, ya işi mahkemeye Yargıtaya düşenen Allah yardımcısı olsun, bizim hakkımızı ispatlayan deliller tamamı ile ayrılmış, yok sayılmış ve değerlendirilmiştir...Hacizde müvekkilin masasında bulunan başka bir dava dosyasından tek bir fotokopi kasıtlı olarak icra zaptına yazılmış, müvekkilin aleyhine sahte bir durum yaratmak için, kalleşçe o evrakla bağlı diğer evraklar ısrarımıza rağmen zapta geçmemiştir. Onlardan iki tanesi ektedir. Biz burada davayı alacaklıya karşı değil memurların evrak çalmasına kadar varan kötülüklerine karşı görüyoruz, müvekkilin canını ve malını memurların kastına karşı savunuyoruz..." şeklindeki ifadelere yer verdiği iddiasıyla hakaret suçundan kamu davası açılmış ve yargılama sonucu beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.06.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.