Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/14739 E. 2023/22169 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14739
Karar No
2023/22169
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/422 E., 2016/22 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, adı geçen Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca iki kez 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, somut olayda hakaretin karşılıklı işlenmesi nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet yerine ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. 2. Katılan vekili kararı süre tutum dilekçesiyle temyiz etmiş ve usulune uygun tebliğe rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın olay tarihinde aracı ile ... Adasında bulunan ... Taş Fırın isimli işletmenin önündeki yoldan gitmekte olduğu sırada katılan ...'ın aracının yola park edilmesi nedeniyle geçemediği, bunun üzerine sanığın, katılanların ikamet ettikleri evin zilini çaldığı, katılan ...'ın balkondan çıkarak bu saatte kapı mı çalınır şeklinde sanığa çıkıştığı, bu nedenle taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın katılan ...'a "O..., ... senin üzerinden geçti.'' şeklinde ve katılan ...'a ise ''Sen de karı satıyorsun.'' şeklinde hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılanlar beyanı, sanığın kaçamaklı ikrarı ve tanık beyanları karşısında, sanığın her iki katılana yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu anlatımları, tanıkların beyanları ve sanığın katılan ...'a iddianamede geçen sözleri söylediğine ilişkin ikrarı karşısında, sanığın hakaret suçunu işlediği ve Yerel Mahkemenin hakaret suçunun karşılıklı işlenmediğine dair kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın tartışma sırasında önce katılan ...'a hakarette bulunduktan sonra araya zaman aralığı girmeden katılan ...'a da hakarette bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi de uygulanarak bir kez cezalandırılması gerekirken, her iki katılana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması hukuka aykırı görülmüştür. Tebliğname'de yer alan görüşe bu sebeplerle iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/14739, K. 2023/22169, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-14739-e-2023-22169-k-413fae41fb91