Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/7449 E. 2013/31242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/7449
- Karar No
- 2013/31242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması HÜKÜM : Temyiz isteğinin reddi, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde; Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, B-Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ile sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.06.2007 tarih ve 8-126/143 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c maddesindeki suçun oluşabilmesi için, eylemin kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da 6. maddenin l/f bendindeki tanıma uygun olarak, ateşli silah olması, fonksiyonu itibariyle ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerektiği, kuru sıkı tabir edilen gaz tabancalarının nitelikleri itibariyle bu suç açısından silah sayılamayacağından, anılan nitelikteki tabanca ile sokakta ateş edilmesi eyleminin, korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olsa dahi, 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c maddesi kapsamında değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, başkalarının huzur ve sükununu bozucu davranışları yaptırıma bağlayan 36/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, 2-Sanıkların aşamalardaki, jandarma görevlisi müşteki ...'nun sanık ...'a hakaret ettiğine ilişkin savunmasının tanıklar ... ve ...'in beyanları ile doğrulanması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durularak, haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılmaması, 3-Sanıkların birden fazla jandarma görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme eylemi nedeniyle haklarında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, 4-TCK'nın 53/l-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, 5-Kabule göre de, sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra emanetin 2006/8445 sayılı sırasında kayıtlı kuru sıkı tabanca ve ekleri hakkında, bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.