Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/38787 E. 2013/22069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/38787
- Karar No
- 2013/22069
- Karar Tarihi
Silâhla tehdit suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair, Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2012 tarih ve 2010/521 esas, 2012/22 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin, (VAN 2. AĞIR CEZA) Mahkemesinin 19/06/2012 tarih ve 2012/311 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2012 gün ve 294463 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Merci Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince, mağdurun zararının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/02/2009 tarihli ve 2008/18656 esas, 2009/2877 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. Maddesinde öngörülen zararın giderilmesi koşulunun, maddi ve ekonomik kayba yol açan suçlarda, zararın belirlenmesinde belli bir yargılama ve hâkim takdirine ihtiyaç duyulmayan, uzman bir bilirkişi aracılığıyla saptanabilen hallere ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının içinde değerlendirilebileceği, hakaret, tehdit gibi suçların yol açtığı manevi zararın, ancak bir yargılama ve takdir sonucunda belirlenebileceği, yargılama sırasında mağdurun 05/07/2011 tarihli celsede '"zararım yoktur" şeklindeki beyanına rağmen, zarar araştırmasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları içinde değerlendirilmeye tâbi tutulamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2012 tarihli kararı ile, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın karara itirazı üzerine, merci Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2012 tarihli kararı ile zararın araştırılması için itirazın kabulüne karar verildiği, kesin olan bu karara yönelik Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını itiraz üzerine inceleyerek kaldıran merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. CMK’nın 231/6. maddesinde öngörülen zararın giderilmesi koşulu, maddi ve ekonomik kayba yol açan suçlarda, belli bir yargılama ve hakim takdirine ihtiyaç duyulmayan, uzman bir bilirkişi aracılığıyla saptanabilen hallere ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları içinde değerlendirilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. İnceleme konusu somut olayda; sanık ... hakkında tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı, tehdit suçunun somut zarar suçu olmadığı ve sanığın 17/03/2011 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul ettiği anlaşılmaktadır. Anılan bu objektif koşulların yanı sıra mahkemece takdire dayalı subjektif koşul da ortaya konularak, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın; itiraz merciince “ilgili idareden vergi kaybından doğan zararın araştırılmadığı” şeklindeki kanuni olmayan ve dosya içeriğindeki kanıtlar ve yargılamaya konu dava ile ilgisi bulunmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-(VAN 2. AĞIR CEZA) Mahkemesinin 19/06/2012 tarih ve 2012/311 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.