Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/28225 E. 2013/19830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/28225
- Karar No
- 2013/19830
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 30/01/2008 gün ve 2007/731 esas, 2008/39 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.06.2012 gün ve 2010/15434 esas, 2012/14325 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...'un, mağdur ...'a cep telefonu ile yazılı mesaj çekmek ve sesli mesaj göndermek suretiyle tehditte bulunduğunun kabul edilmesi ve sanığın eylemini birden fazla kez gerçekleştirmesi karşısında verilen cezanın TCY'nın 43. maddesi ile artırılmaması, 2- 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan adli sicil kaydının bulunmaması da dikkate alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... 'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, " karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/08/2012 gün ve 2008/176354 sayılı yazısı ile; “5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı Yasalar ile 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesinde gerçekleştirilen değişiklikler göz önüne alındığında hükmün açıklamasının geri bırakılması için: 1) Suça ilişkin koşullar; a- Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması, b- Suçun, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp yasalarında yer alan suçlardan bulunmaması 2) Sanığa ilişkin koşullar; a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi, c- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması, d- Sanığın bu kurumun uygulanmasını kabul etmesi, Koşullarının varlığı gerekmektedir. Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.
./.. -2-
Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. … Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin ardından öngörülen denetimli serbestlik süresi içerisinde sanığın kasıtlı başka bir suç işlemesi veya yüklenen yükümlülüklere aykırı davranması halinde geri bırakılan hüküm açıklanacak bu açıklama tarihinden itibaren sanığın söz konusu hüküm bakımından temyiz hakkı doğmakla temyiz süresi işlemeye başlayacaktır. Somut olayımızda sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesince hükmün CMK 231 maddesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, nedeniyle HÜKMÜN BOZULMASINA karar verilmiştir. Oysa yukarıda sayılan sanığa ilişkin koşullardan; daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, koşulu gerçekleşmemiştir. Bu husus adli sicil kaydından açıkça anlaşılmaktadır. Bozma nedenleri arasında sayılan TCK 43 maddesi uyarınca artırım yapılmaması temyiz edenin sıfatına göre zaten bozma nedeni yapılamayacaktır. Yüksek Dairenizin, İzmir 7 Sulh Ceza Mahkemesinin 30/01/2008 gün ve 2007/731 E. 2008/39 K. sayılı kararına ilişkin 12/06/2012 gün ve 2010/15434 Esas, 2012/14325 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararı için tebliğnameye uygun olarak ONAMA kararı verilmesi, Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, sanığın suç tarihinden önce adli sicil kaydının bulunması nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 12.06.2012 gün ve 2010/15434 esas, 2012/14325 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 30/01/2008 gün ve 2007/731 esas, 2008/39 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu; Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Koşulları bulunmasına karşın TCK’nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği, Anlaşıldığından sanık ...’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...