Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/10444 E. 2010/10375 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10444
- Karar No
- 2010/10375
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1 (2.cümlesi), 52/2. maddeleri gereğince 100 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/4 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddeleri gereğince hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet başsavcılığınca tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceğinin sanığa ihtarına dair, Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/10/2009 tarihli ve 2007/463 esas, 2009/684 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 23.03.2010 gün ve 2010/18040 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2010 gün ve 2010/76510 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Kayden 13/06/1988 doğumlu olup, suçun işlendiği 07/06/2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında, 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılmadığı hâlde, sanığın uzlaşmayı kabul etmediği ve mağdurun tatmin edilmesi yönünde bir eyleminin bulunmadığından bahisle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygun görülmemesinde, isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1) Yaş küçüklüğüne ilişkin yasal indirim hükmünün uygulanmamasıyla ilgili incelemede: 5237 sayılı T.Ceza Yasasının 5377 sayılı Yasa ile değişik 31/3 maddesinde "Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz." hükmü yer almaktadır. Dosyadaki nüfus kayıt belgesine göre, 13.6.1988 doğumlu olup suçun işlendiği 7.6.2006 tarihinde 15 yaşını bitirip 18 yaşını doldurmayan sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı T.C.Y.'nın 31/3 maddesi gereğince indirilmediği görülmektedir. Suç tarihi itibariyle sanık hakkında, T.C.Y..'nın 31/3 maddesinin 5377 sayılı Yasayla değişiklikten önceki ve aynı Yasanın 61. maddesine 5560 sayılı Yasa ile eklenen 9. fıkrası hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı açıktır. Mahkemenin sanığın yaşının küçüklüğünü dikkate almayan ceza uygulamasının, hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır. 2) Çocuk sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilip çevrilemeyeceği konusunun incelenmesinde; 5275 sayılı C.G.T.İ.H.Y.'nın 106. maddesinin 3. fıkrasında "Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli bir süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir." Anılan yasa maddesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan 5739 sayılı Yasa ile değişik 4. fıkrasında ise "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." hükümlerine yer verilmiştir Çocuk Koruma Yasasının 3/1-a maddesi gereğince fiili işlediği sırada çocuk sayılan sanık ...'un hükmedilen 100 TL adli para cezasını ödememesi durumunda, bu cezanın hapse çevrilmesine karar verilemeyecektir. Mahkemenin, çocuk sanığın, adli para cezasını ödememesi durumunda, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceği yolundaki kararı 5275 sayılı C.G.T.İ.H.Y.'nın 106. maddesinin 4. fıkrasına ve dolayısıyla hukuka aykırıdır. 3) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun koşullarının değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü hususuna gelince; C.Y.Y.'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun koşullarını Y.C.G.K.'nun 3.6.2008 tarih ve 2008/133-162 sayılı kararı doğrultusunda şöyle sıralayabiliriz: A) Suça ilişkin koşullar; 1) Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, 2) Suçun, Anayasanın174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasalarında yer alan suçlardan bulunmaması, B) Sanığa ilişkin koşullar; 1) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, 2) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme ya da tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, 3) Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması, Yukarıda belirtilen koşulların tamamının varlığı saptandığı takdirde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir. Somut olayda, mahkeme, sanığın mağdurla uzlaşmayı kabul etmemesi ve mağdurun tatmin edilmesi yönünde bir eyleminin bulunmamasını dikkate alarak, C.Y.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermiştir. Herhangi bir yargılama sujesinin isteğine bağlı olmaksızın re'sen değerlendirilmesi gereken anılan yasa maddesi, mahkemece tartışılarak, bir sonuca ulaşılmıştır. Mahkemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarını değerlendirme gerekçesinin isabetsiz olduğu veya takdirde yanılgıya düştüğü gerekçesiyle olağanüstü nitelikteki kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaksızdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili düşünce yerinde görülmediğinden, bu husustaki yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, ancak ceza uygulamasında ve hükmedilen adli para cezasının infazında sanığın yaşının dikkate alınmamasına ilişkin düşünceler isabetli bulunduğundan, tehdit suçundan sanık ... hakkında, Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesince kesin nitelikte verilen 1.10.2009 gün ve 2007/463-2009/684 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki hukuka aykırılık hükümlüye daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hükmolunan 5 temel gün adli para cezası, 5237 sayılı Yasanın 31/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında indirilerek sanığın 3 temel gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan temel gün sayısı, anılan Yasanın 52/2 maddesi gereğince takdiren 20 TL ile çarpılıp sonuçta sanığın, 60 TL adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, T.C.Y.'nın 52/4 ve C.G.T.İ.H.Y.'nın 106/3 maddeleri uyarınca hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca sanığın hapsedileceğine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.