Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/98 E. 2026/3770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/98
- Karar No
- 2026/3770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1541 E., 2025/2089 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/84 E., 2025/247 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilen Özel .... Hastanesinde davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunulduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 22.06.2023 tarihli yazıyla; fatura veya faturaya dayanak oluşturan belgelerin gerçeğe aykırı düzenlendiği gerekçesiyle, 2023 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (13.5.) maddesi uyarınca yazılı uyarı ve (12.11.) maddesi uyarınca 234.182,60 TL cezai şart uyguladığının bildirildiğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; cezai işleminin şimdilik 20.000,00 TL'sinin ve uyarı cezasının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitini, söz konusu miktarın davalı Kurum tarafından tahsil edilmesi halinde kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkil tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, dava konusu cezai işleme ve uyarıya neden olan hastalara davacı Hastanede çalışan hekim tarafından septorinoplasti ameliyatının yapıldığı, hastalara yapılan işlemlerin estetik amaçlı olduğu, bu nedenle davalı Kurum tarafından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 64. maddesinin (a) bendi ve Sözleşmenin (12.11.) maddesi uyarınca uygulanan 234.182,60 TL cezai işlemin ve (13.5.) maddesi uyarınca uygulanan yazılı uyarının yerinde olduğu, davacının cezai işlemin 20.000,00 TL'sine itiraz ettiği, harca esas değerin 20.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı dikkate alınarak hazırlandığı, taraf ve mahkeme denetimine elverişli olduğu, bilirkişi kurulunun tüm hastaların epikriz ve sağlık kurulu raporu belgelerini incelediği, hastalara yapılan uygulamaların estetik amaçlı olduğu, Kurum tarafından ödenemeyeceği, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğu, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun hesaplandığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; cezai işlemin dayanağı olan somut vakaların teknik ve tıbbi olarak incelenmediğini, Kurumun cezai işleme dayanak olarak gösterdiği tablonun dosyaya sunulduğunu, tabloda postoperatif fotoğrafların birden fazla hastada kullanıldığının, bazı hastalarda görüntü ile tıbbi açıklamalar arasında uyumsuzluk olduğunun iddia edildiğini, ancak bilirkişi ek raporunda bu tabloda yer alan hasta dosyalarının tek tek irdelemediğini, hasta fotoğraflarının aynı olup olmadığının, belge içeriklerinin birbirine benzeyip benzemediğinin, teknik yönden sahtecilik teşkil edecek bir unsur bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmadığını, ek bilirkişi raporunda dava dışı bir kesintiye odaklanılarak dava konusu edilen cezai yaptırım değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; menfi tespit davasının kısmi olarak açılamayacağını, Mahkemece davacı tarafa harcın tamamlattırılarak tamamlanmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili lehine tüm dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı ... hizmeti sunucusu hakkında uygulanan cezai şart ve yazılı uyarı işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hasta bazında sunulan evrak ve raporlar incelenerek hazırlanmasına, davacının itirazlarının bilirkişi ek raporunda karşılanmasına, vekalet ücretine ilişkin hesaplamanın mevzuata uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.