Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/79 E. 2026/3610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/79
Karar No
2026/3610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/516 E., 2025/1728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/118 E., 2024/240 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ..... Eczanesinin sahibi olan davacı ile davalı Kurum ile arasında ilaç teminine ilişkin Protokol bulunduğunu, reçete edilen ilaçların sigortalıya teslim edilmediği iddiasıyla davalı Kurumca davacı hakkında 6.566,24 TL cezai işlem uygulanmasına, iki adet reçete bedeli olan 3.283,12 TL'nin davacıdan tahsiline, davacının yazılı olarak uyarılmasına karar verildiğini, gerçekte iddia konusu yapılan hastaya reçete edilen ilaçların teslim edildiğini ileri sürerek; davalı Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma bu işlem yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşturç III. İLK DERECE MAHKEMESİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacının ilaç simsarı olarak soruşturma yürütülen kişilerle el ve işbirliği içinde olduğu konusunda somut bir bulgu ve bilginin bulunmadığı, davaya konu reçetelerin gerçek hastalar için düzenlendiği, kullanım doz ve teşhislere istinaden ve ilaç kullanım raporlarına dayanarak uygun doz ve teşhiste ilaç yazıldığı, ilaçları reçete eden doktorla davacının ticari bir ilişki içinde bulunduğu veya anlaşmalı olarak hareket ettiği konusunda delil bulunmadığı, söz konusu ilacın İl Sağlık Müdürlüğü ve Eczacı Odası yetkililerinin denetimleri sonucu davacının eczanesinde değil, savcılık emri ile yapılan baskın sonucu dava dışı bir depoda kolluk kuvvetleri tarafından ele geçirildiği, beyanları alınan tanıkların ilaç kullanımı hakkında çelişkili, hastalığın doğasına uymayan beyanlarda bulundukları, böbrek nakilli hastaların organ nakli nedeniyle ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanmak zorunda oldukları, hastanın keyfi kullanımının ise söz konusu olamayacağı, bu nedenle hak sahibinin beyanına itibar edilmediği, bilirkişi heyeti raporunun hükme elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hüküm kurmaya elverişli yeterlilikte, denetlenebilir, somut uyuşmazlığı çözümlemeye yarar bilirkişi raporundaki tıbbi yorumlar karşısında, cezai işlemin uygulanmasına esas alınan ve tanık olarak dinlenen ilgili hastanın beyanlarına itibar edilemeyeceği, Kurumun fatura edilmesine rağmen reçetedeki ilacın hasta veya yakınına verilmediğini iddia ettiği iki kutu ilaçtan sadece bir tanesinin, davacı eczacı ile ilgisi bulunmayan başka bir depoda kolluk görevlilerince yürütülen büyük çaplı soruşturma kapsamı çerçevesinde çok sayıda dava harici ilaçlarla birlikte ele geçirildiği, söz konusu ilacın davacı eczacıyla ilintili olarak bahsi geçen depoda bulunduğunun dosya kapsamındaki delillerle davalı Kurumca ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; bilirkişi raporunda tıbbi aydınlatma olmaksızın çağrışım oluşturduğu gibi kelimeler kullanılarak Kurum tarafından yapılan kesintilerin yerinde olmadığının belirtildiğini ayrıca ilgili hastaların kullandığı ilaçların öznel kriterlere göre değerlendirilmediğini, hastaların raporlarının ve dosyada mevcut soruşturma raporunun incelenmediğini, hak sahiplerinin davacı eczacı hakkındaki beyanlarının göz önünde bulundurulmadığını, hastalıkların seyri ve gerektirdiği ilaç dozlarının, ilaçların bırakılmasının kısa vadede etki gösterip göstermeyeceği hususunda tıbbi yorumlama yapılmadığını, ilaçların kullanımının bırakılıp bırakılamayacağı, eczane ile hastane arasında husumet bulunmadığı hususlarının değerlendirilmediğini, hastanın ilaçları kendisinin yazdırmadığını açıkça beyan ettiği ortada iken raporda kişisel yorum yapılması yoluna gidildiğini, davacının kusurlu olduğunu ve kendi kusurundan yararlanamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davalı Kurum tarafından 2016 yılı Protokolü gereğince davacı aleyhine uygulanan cezai şartın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davaya konu reçetelerin gerçek hastalar adına düzenlenmesine, böbrek nakili olan hastaların organ nakli nedeniyle ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanmak zorunda olmalarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/79, K. 2026/3610, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-79-e-2026-3610-k-9b15d7e17a34