Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/408 E. 2026/2698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/408
Karar No
2026/2698
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/85 E., 2025/201 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin Almanya’da yaşadıklarını, tatil için Aydın İli Kuşadası İlçesine geldiklerinde 15 yaşındaki kızları ...’nın 12.08.2009 tarihinde arabanın üstünden düşerek kafasını yaraladığını, davalı hastaneye götürdüklerinde küçüğün kafasına dikiş atıldığını, bunun haricinde bir probleminin bulunmadığı belirtilerek taburcu edildiğini, ancak iki saat sonrasında küçüğün fenalaştığını ve devlet hastanesine kaldırıldığını, burada küçüğe beyin kanaması teşhisi konularak hemen ameliyata alındığını ve yoğun bakım da dahil olmak üzere toplam 10 gün hastanede kaldığını, sonrasında tedavisine Almanya’da devam ettiğini ileri sürerek; davalı hastanece kontrol altında tutulması gereken küçüğün taburcu edilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 308.999,18 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı hastane vekili; hastanın nöroloji doktoru tarafından muayene edilip bir süre müşahade altında tutulması gerektiği belirtildiği halde davacıların hastane fiyatını yüksek bulduklarını, davacılara bulantı, kusma vb. şikayetler olursa geri gelmelerinin söylendiğini, dolayısıyla kusurun davacılarda olduğunu, gerekli özenin gösterildiğini, bu hususta tutanak düzenlendiğini ancak hasta yakınlarının imzadan imtina ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.05.2012 tarihli kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli ilamıyla; hasta sahiplerine yatış önerilip de kabul edilmediğine dair tutanak, hasta muayene raporu ve kayıtlarda davacıların imzalarının bulunmadığı görülmekle Adli Tıp Kurumu ve Yüksek Sağlık Şurası raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu durumda Üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek konularında uzman doktorlardan oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan olayda doktor hatası bulunup bulunmadığı, doktorun seçilen tedavi yöntemi ve tedavi aşamalarında gerekli titizliği gösterip göstermediği, uygulanması gereken tedavinin ne olması gerektiği, doktor tarafından uygulanan tedavinin ne olduğu hususlarını ayrıntılı ve gerekçeli denetimine elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 26.10.2017 tarihli kararıyla; maddi zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, manevi tazminata ilişkin olarak, davalı taraf ve sorumluluğundaki çalışanların kusurları, yaşanan süreçten manevi olarak olumsuz şekilde etkilenmeleri, yapılan hata sebebiyle çare bulmak umuduyla zorlu bir süreç geçirmeleri ve çaba sarfetmeleri, hastanın davacıların kızı olması ve anne-baba olarak yaşadıkları süreç sebebiyle 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 26.05.2021 tarihli ilamla; davacıların dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden doğan alacaklarının UYAP üzerinden gönderilen 25.10.2017 tarihli tercüme ettirilmiş belgeler de göz önüne alınarak araştırılıp, gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin 14.04.2022 tarihli kararıyla; davacının maddi tazminata ilişkin somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın hastaneye yapılan 521,06 TL ödemenin iadesinin yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 521,06 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Dairece verilen 19.12.2022 tarihli ilamla; davacılar tarafından dosyaya sunulan yol ve tedavi giderleri istemlerine ilişkin olarak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 6. Bozmaya uyan Mahkemenin 23.01.2025 tarihli kararıyla; hekimlerin kusurunun bulunduğu hususunun kesinleştiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın tedavi gideri, yol gideri ve iaşe gideri olarak 8.411,12 Euro ve 733,32 TL zararlarının bulunduğu belirlenmekle 8.411,12 Euro'nun dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ile bu miktara raporda belirlenen 733,32 TL'nin ilave edilmesi ile davanın kısmen kabulü ile 19.155,36 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 12.08.2009 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 7.Dairece verilen 14.05.2025 tarihli ilamla; Mahkemece; davanın kısmi dava olduğu değerlendirilerek davalı hastane vekilinin davacılar vekilinin ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunduğu değerlendirilerek, öncelikle davalı hastane yönünden zamanaşımı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. 8.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile, 19.155,36 TL maddi tazminatın 12.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah dilekçesi ile talep edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; döviz cinsinden ıslah yapılırken ıslah tarihindeki kura göre maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğini, Mahkemece ıslah dilekçesindeki talebi gibi karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Katılma yoluyla davalı vekili; dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmediğini, davacının ıslah ile talep ettiği alacak kısmi dava niteliğinde olduğundan zamanaşımına uğradığını, davacı ...'nın olay günü müvekkili hastaneye yürüyerek geldiğini, tüm tetkiklerinin yapıldığını, hastanın müşahade altında kalması gerektiğinin belirtildiğini, Yüksek Sağlık Şurası kararında, ... Fakültesinin raporunda ve bilirkişi raporunda müvekkili lehine tespitler yapıldığını, kusurlarının ve tazminat şartlarının bulunmadığını, davacının maddi zararının bulunmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmetin ayıplı olmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, özellikle denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında karar verildiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/408, K. 2026/2698, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-408-e-2026-2698-k-a958c0c8b3fc