Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/164 E. 2026/3673 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/164
Karar No
2026/3673
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/116 E., 2025/1666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/283 E., 2024/74 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında yapılan Haziran 2005 tarihli takas sözleşmesi ile 1 91... parselde bulunan ve davalı ... adına kayıtlı 607/800 hissenin davacıya temlik edileceğinin, bunun karşılığı olarak davacı tarafından sözleşmede belirtilen iki adet dairenin devrinin yapılacağının, ayrıca davalı ...'nin ikamet ettiği dairenin kira parasının da müvekkili tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tapu devri için .... adındaki kişiye 22.6.2005 tarihli vekalet verildiğini, müvekkilin şirketine ait dairenin davalı ... adına tescil edilerek sözleşmenin gereğinin yerine getirildiğini, ayrıca sözleşme gereği Asiye'nin ikamet ettiği ve yine davacının şirketine ait aynı yer aynı tapu kayıtlı taşınmazın B Blok zemin katında ikamet ettiği dairenin belirlenen kira bedellerinin de ödendiğini, davalı ...'e ait 60/80 hissenin bir süre önce bir başka kişiye temlik edildiği ve adı geçen taşınmaz üzerinde inşaat faaliyet yürütüldüğünün öğrenildiğini, bu durumun taraflar arasındaki takas sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirmiş olmasına rağmen muhatapların takas sözleşmesi gereklerini yerine getirmemiş olması sebebiyle davacının uğradığı bütün zararların karşılanması gerektiğini ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalılardan ihtar tarihinden (17.01.2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 16.12.2021 tarihinde kira bedeli talebinden feragat etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, takas sözleşmesinin noterde yapılan satış vaadi sözleşmesinin eki niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince şirket tarafından açılması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacının sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...'in 15.06.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş; davalılar vekili dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, 2005 tarihli takas sözleşmenin satış vaadi sözleşmesinin eki niteliğinde olduğunu, davacının sözleşme ile üstlendiği hiçbir edimi yerine getirmediğini, sözleşmeye konu A Blok 9 nolu dairenin müvekkillerinin murisine değil, bir yabancı şahsa devredildiğini, intikal ettirildiği beyan edilen B Blok 9 nolu dairenin ise bedeli ödenerek satın alındığını, davacı tarafın sözleşme uyarınca intikal ettirildiği yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, söz konusu sözleşmeler ile davacı tarafça devri vaadedilen 5 nolu dairenin hiçbir zaman muris ...'e devredilmediğini, üçüncü bir şahsa satıldığını, davacının sözleşme uyarınca üstlendiği hiçbir edimi yerine getirmediğini, söz konusu daireleri muris ...'e devretmediğini, inşaata başlamadan iflası sebebiyle piyasadan kaçtığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararıyla; davacının söz konusu sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmediği, davalı ... adına tescil edilen taşınmazın davaya konusu sözleşme kapsamında devrinin gerçekleştiği hususunun davalılarca kabul edilmediği ve ispat yükü üzerinde olan davacının bu hususu ispat edemediği, ayrıca davaya konu sözleşme kapsamında kira bedellerinin ödendiği yönündeki iddianın kesin delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararıyla; davacı, takas sözleşmesindeki üstlendiği daireleri inşaatlarına çıkan engel nedeniyle davalılara devir ve teslim edememekle birlikte, harici anlaşma üzerine sözleşmede geçmeyen başka bir daireyi davalı ...'ye tapuda devir ve teslim ettiğini, buna karşılık davalı tarafın sözleşme ile kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediklerini, böylece davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek davalı ...'ye devredilen dairenin rayiç bedelini talep ettiği, davalı tarafça kabul görmediğinden davacının bu iddiasını mahiyeti gereği yazılı/kesin delillerle ispatla yükümlü olduğu, davacı bu iddiayı ispatlayacak dosyaya yazılı delil sunulmamış ise de dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, davacı vekiline bu delili hatırlatılarak davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği sorulup tespit edilmeden, bu yöndeki delili toplanmadan, eksik tahkikata dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde gerek kira bedeli, gerekse taşınmaz bedeline karşılık 10.000,00 TL'nin istenmiş olmasına, talep artırım dilekçesinde ise taşınmaz bedelinin 315.000,00 TL olduğundan bahisle bu yönde dava değerinin artırıldığı bildirilerek 315.000,00 TL'nin talep edilmesine göre, davacı vekiline her bir alacak kalemi yönünden taleplerinin açıklattırılarak bu yönde dava aydınlatılmadan, davacı vekilinin kira bedeli isteminden feragat ettiği gözetilerek buna göre hüküm kurulup gerekçe oluşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönden kabulü ile delillerin gereği gibi toplanmaması karşısında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının söz konusu sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmediği, davalı ... adına tescil edilen taşınmazın davaya konusu sözleşme kapsamında devrinin gerçekleştiği hususunun davalılarca kabul edilmediği ve ispat yükü üzerinde olan davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle; davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden esastan reddine, kira bedeli alacağına ilişkin açılan davanın feragat sebebi ile reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı ...’nin iddia konusu B blok 9 nolu daireyi bedelini ödeyerek devraldığını, takas sözleşmesine karşılık kendisine devredilmediğini bildirdiği, davacının iddiasını ispat edemediği, dava konusu değerin toplam 316.000,00 TL olması karşısında davalı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 49.400,00 TL olabileceği gözetilmeden talep toplamı yerine feragat edilen talep yönünden ayrı bir kalem halinde ek karar ile vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu, Mahkemenin yanılgısı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmasına, davanın taşınmaz rayiç bedel istemi yönünden esastan reddine, kira bedeli alacağına ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin sözleşmeye güvenerek edimini ifa ettiğini ve davalı ...'ye .... 2479 parsel B Blok 9 nolu daireyi devrettiğini, karşılığında alması gereken taşınmaz hissesini ise alamadığını, bir mirasçının işlemin temelindeki "takas iradesini" ve "bedel ödenmediğini" ikrar etmesi, diğer davalı ...'nin "bedelini ödeyerek satın aldım" savunmasını çürüttüğünü, ispat yükünün davalılarda olduğunu, davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ile davalıların murisi arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle 2005 tarihli sözleşme gereğince davalı ...’ye taşınmazın devrinin yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispat edilememesine, sözleşmede yer alan taşınmaz bilgileri ile davalıya devredildiği iddia edilen taşınmaz bilgilerinin farklı olmasına, yemin delilinin sadece yemin edeni bağlayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/164, K. 2026/3673, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-164-e-2026-3673-k-67aae6bbca97