Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/149 E. 2026/4079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/149
Karar No
2026/4079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/380 E., 2025/1371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/105 E., 2024/245 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin üniversite eğitimi sırasında 2013 yılında arkadaşı... ile Ankara'ya geldiğini, burada tanıştığı ... ve...'in müvekkilini işe alacaklarını söyleyerek kendisinden nüfus cüzdanı sureti, ikametgah ilmuhaberi ve imza beyannamesi aldığını, arkadaşı...'in ise bu belgeleri şirket kurmak amacıyla mali müşavir olan davalı ...'a verdiğini, müvekkili adına hazırlanan evrakların davalılar tarafından ... Vergi Dairesine teslim edilerek 02.01.2013 tarihinde şirket kurulduğunu, 02.01.2013 tarihli işe başlama bildirimi ile birlikte sunulan kira sözleşmesi ve muhasebeci mali müşavir sözleşmesinin tarihlerinin 01.01.2013 olduğunu, bu belgelerde müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, arkadaşı...'in müvekkile kendisi adına vekaletname çıkarması durumunda belgelerini geri alabileceğini, şirket kurmalarını engelleyeceğini söylemesi üzerine müvekkilin... adına 04.01.2013 tarihinde vekaletname düzenlediğini, davacı adına düzenlenen sahte evraklar ile kurulan şirket sebebi ile müvekkilinin fahiş miktarda vergi cezaları ile karşı karşıya kaldığını ve sahte fatura düzenlemekten ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek; 02.01.2013 tarihli işe başlama bildirimindeki imzanın, 01.01.2013 tarihli, kiralayanı ... olan bir kira sözleşmesindeki imzanın, 01.01.2013 tarihinde Mali Müşavir ... ile imzalanan muhasebeci/mali müşavir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının ve belgelerin sahte olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; sahteliği talep edilen imzaların müvekkili tarafından atılmadığını belirterek husumet itirazında bulunduklarını, davacının iddiasının asılsız olduğunu, davacının işe başlama bildiriminin yapıldığı ve şirketin kurulduğu tarih 02.01.2013 olarak belirtilmiş ise de, şirketin fiilen faaliyete geçtiği tarihin 07.01.2013 olduğunu, davacının vekaletname verdiği tarihte şirketin kurulması için ... Vergi Dairesine davalılar tarafından başvuru yapıldığını, iş bırakma belgesinin bizzat davacı tarafından ... Vergi Dairesine bırakıldığını ve imzalandığını, davacının şirketi bilmediği iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmada davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının söz konusu eylemler nedeniyle ilgilisine eda dava açmasının mümkün olduğu, özel ya da resmi evrakta sahtecilik suçuna konu dava konusu işlemlerle ilgili ilgililerine tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu gerekçesiyle, usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sahteliğinin tespiti talep edilen belgelerdeki imzaların taklit imzalar olduğunu, sahteciliğinin tespiti için açabileceği tek davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106/2 maddesi gereğince tespit davası olduğunu, adına düzenlenen sahte evraklar ile vergi cezaları ile karşı karşıya kaldığını, sahte fatura düzenlemekten yargılandığını, Vergi Mahkemesi ve Ceza Mahkemesinde imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; işe başlama bildirimi, kira sözleşmesi ve muhasebeci/mali müşavir sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığının ve bu belgelerin sahte olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle 6100 sayılı Kanunun 106/2 maddesine göre tespit davası açanın davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmasının gerekmesine, ceza yargılamasında davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/149, K. 2026/4079, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-149-e-2026-4079-k-07fa3a6f9664