Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1461 E. 2026/2420 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1461
- Karar No
- 2026/2420
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1167 E., 2025/192 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/88 E., 2022/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın 21.09.2019 tarihinde davalı ... ... ile inşaat halindeki evinin çatı kısmının tamir ve yapımı için belirli ücret karşılığında anlaştığını, murisin evin çatısında çalışırken yaklaşık 2 metre mesafede bulunan yüksek gerilim hattına kapılarak vefat ettiğini, davalı şirketin yüksek gerilim hattının kanuna aykırı yükseklikte ve binaların çok yakınında bulunması, hattın gerekli bakım, denetim ve gözetiminin yapılmaması, davalı ... ...’nin ise ev inşaatına başlamadan önce belediyeden ve elektrik dağıtım işletmesinden gerekli izinleri ve gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle sorumlu olduğunu, olaya dair davalılar hakkında Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/29 E. sayılı ceza yargılamasının derdest olduğunu, müvekkillerin maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak, murisin eşi ... için şimdilik 100,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi, çocukları ..., ... ve ... ve ... için şimdilik ayrı ayrı 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ...; evin çatı kısmındaki tamirat için muris ... ile değil dava dışı ... isminde başka bir usta ile anlaştığını, ancak ...'nin yönlendirdiği muris ile çalışmak durumunda kaldığını, murisin ...’nin işçisi olduğunu ve kendi sorumluluğunda olmadığını, diğer davalı şirkete elektrik kaçağını ve müdahale etmeleri gerektiğini sözlü olarak ve yazdığı dilekçelerle bildirdiğini, ancak kendisine her seferinde “Amca sen inşaata devam et biz geleceğiz…” denildiğini, üzerine düşen her sorumluluğu yerine getirdiğini, konuyla ilgili Hınıs Kaymakamlığına dahi başvuruda bulunduğunu, dava konusu olaya diğer davalı şirketin özen borcunu ağır şekilde ihlal etmesinin neden olduğunu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, olay tarihinde davaya konu hattın bakım faaliyetlerinin müvekkili şirket ile arasında sözleşme bulunan dava dışı yüklenici firma tarafından düzenli olarak yapıldığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla, olaya ilişkin bir sorumluluğun olması durumunda yüklenici firmanın sorumlu tutulması gerektiğini, murisin birlikte çalıştığı dava dışı ...'nin "Gerilim hattı var zarar görebilirsin…" uyarısına rağmen çatıya çıkarak gerekli dikkat ve özeni göstermeden, kendini tehlikeye atacak şekilde çalışması sebebiyle kusurlu bulunduğunu, kusurunun ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarıyla da belirlendiğini, dava konusu olayda asli kusurlu olan tarafın ise ruhsatı dahi olmayan kaçak yapıda murisi çalıştıran diğer davalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; TRH 2010 tablosu dikkate alınarak desteğin ölüm tarihinden sonraki bakiye ömrüne göre hesaplama yapılan 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm ve denetim kurmaya elverişli olduğu, bu raporla ... ve ...'in destek alabilecek yaşta olmadığı, Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2020/29 E., 2021/388 K. sayılı kararı ile davalı ... ...'nin murise karşı taksirle öldürme eylemi nedeniyle mahkumiyetine dair verilen kararın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile kesinleştiği, bu ceza dosyasında kesinleşen maddi olguların hukuk hâkimini bağlayıcı ve taraflar açısından kesin delil niteliği taşıdığını, ceza mahkemesince alınan kusur raporu da kesin delil niteliği taşıdığından murisin %20 oranında kusurlu olması nedeniyle kusur indirimi yapılması gerektiği, manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 570.291,00 TL, ... için 6.690,00 TL, ... için 8.473,20 TL destekten yoksun kalma tazminatına, ... için 25.000,00 TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, diğer çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, murisin kardeşi davacı ... yönünden ise ne dava dilekçesinde ne de değer artırım dilekçesinde tazminat talebi belirtilmediğinden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, kusur raporunun ceza dosyasında alınan raporla aynı mahiyette olduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar tarafından temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ...; elektrik kaçağını olaydan çok önce fark ederek direk davalı şirkete defaatle yazılı olarak bildirdiğini ancak derece mahkemelerinin diğer davalı nezdinde bulunan bu delileri toplayıp değerlendirilmediğini, Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/29 E. sayılı davanın 03.03.2021 tarihli 5. celsesinde dinlenen davalı şirketin Hınıs ilçesi şeflerinden ...’nun; “Olaydan önce biz bu hattı değiştirmek için izinleri aldık, ekiplerimiz hattı değiştirmeye başladı ancak ölen şahsın vefat ettiği kısımdaki hattı henüz değiştirmeye sıra gelmemişti.” şeklindeki ifadesinin ve Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/88 E. sayılı davanın 02.03.2021 tarihli 3. celsesinde dinlenen ...’in; “İnşaatın kabasını ben yaptım. Elektrik hattının bize engel olacağını fark ettim. O dönem inşaata 1-2 gün ara verdik. ... kurumla görüştüğünü, Erzurum’dan gelip değiştireceklerini söyledi. Ancak gelip değiştirmediler. Olaydan 1 ay sonra köyde diğer hatları değiştirmeye başladılar” şeklindeki ifadesinin dikkate alınmadığını, davacıların ceza yargılamasında kendisinden şikayetçi olmadıklarını, üzerine düşen tüm sorumluluklarını gerçekleştirdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin dava konusu olayda bir ihmalinin veya kusurunun bulunmadığını, hükmedilen destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının afaki olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, olayın meydana gelmesinde murisin ağır kusur teşkil eden davranışları ile diğer davalının asli kusurunun göz önünde bulundurulması halinde müvekkili şirkete kusur atfedilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda diğer davalının kaçak yapısıyla alakalı bir inceleme yapılmadığını, TRH 2010 yaşam tablosu değil PMF 1931 tablosu esas alınması gerektiğini, SGK’ya müzekkere yazılmadan, olay tarihinden sonra davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmadan, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden hüküm tesisinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, desteğin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğine ilişkin bir tespitin bulunmamasına, hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli, kusur raporunun da ceza yargılamasında alınan raporla uyumlu, hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasının yerinde olduğu, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.