Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/135 E. 2026/3416 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/135
Karar No
2026/3416
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1391 E., 2025/1533 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Osmaniye 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2023/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'nin eşi, diğer müvekkillerin babası olan müteveffa ...'ın Covid-19 nedenine bağlı olarak 04.12.2020 tarihinde 64 yaşında vefat ettiğini, müteveffanın 23.11.2020 tarihinde nefes alma zorluğu, halsizlik, kırgınlık ile birlikte öksürük semptomları ile davalı ... Hastanesine başvuru yaptığını, kan örneği alındığını, akciğer tomografi tetkiki uygulandığını, ancak müteveffaya PCR testi uygulanmadığı gibi uygulanan tetkikler sonrası elde edilen sonuçların da davalı doktor tarafından yanlış yorumlandığını, müteveffanın kanında çok yüksek derecede bir enfeksiyon tespit edildiğini, ciğerlerinin her ikisinde de buzlu cam kristalleri gözlendiğini, antibiyotik ve altı gün sürecek serum tedavisi uygulanması kararı verildiğini, tüm bu tedaviye rağmen semptomlarda bir değişiklik olmadığını, yine aynı doktora başvurduğunu, bu kez PCR testi uygulandığını, Covid sonucunun pozitif çıktığını, davalılar tarafından zamanında test yapılmış olsaydı ilaçların altı gün boyunca kullanılmış olacağını, ciğerlere yayılma olasılığının durdurulacağını, müvekkilinin hayatta kalmış olacağını, müteveffanın kendisini kötü hissetmesi nedeniyle 29.11.2020 tarihinde devlet hastanesine gitmek zorunda kaldığını, akabinde vefat ettiğini, davalı doktorun ve hastanenin ölüm olayında tam ve ağır kusuru olduğunu ileri sürerek ... adına maddi tazminat yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın, ... ile...yönünden ise ayrı ayrı olmak üzere 90.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili şirketin ve diğer davalı doktorun hiçbir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece İç Hastalıkları Uzmanı, Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Adli Tıp Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 03.12.2021 tarihli raporda kişisel yorum bulunduğu, bu nedenle yeniden alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda, davalı doktor tarafından yapılan işlemlerde tıbbi uygulama hatası bulunmadığı belirlenmekle rapor denetlemeye elverişli olduğundan hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisi ...'ın 23.11.2020 tarihinde davalı Özel ... Hastanesine balgam, eklemlerde ağrı, öksürük, hırıltı, nefes alıp verme de zorlanma, yüksek ateş, üşüme titreme, boğulma hissi, zayıflama, aşırı gece terlemeleri, iştahsızlık şikayetleri ile başvurduğu, dahiliye polikliniğinde muayene edildiği, damar yolu açıldığı, Unacefın 1 gr, meticure 40 mg Serum izotonik 150cc + lOOcc, Paresotemal, Metamizol lgr 2ml 1x1 uygulandığı ve hastanın rahatlatıldığı, Toraks Bt İncelemesi yapıldığı, sol akciğer alt lob posterobazal, laterobazal, anteriomediobazal segmentlerde peribronşial buzlu cam haloları bulunan retikülonodüler görünümler izlendiği (pandemi sebebiyle Covid-19 pnömonisi ekarte edilememiştir, enfeksiyz bronşiolit?), sağda sternoklavikular eklemde vakum fenomeni izlendiği, Novacef, novalgin, İzotonik, Duocid 375 mg, Parol 500 mg aircomb 5/1 Omg, Tavanic, Benexol, Mucovit-C, Desiferol, Coraspin. Berazink reçete edildiği, medikal tedavisinin semptomlarına uygun şekilde verildiği, Toraks Bt İncelemesi yapıldığı, radyolojik bulgular, şikayetler ve semptomlarına ve muayene bulgularına uygun reçete edilerek önerilerle gönderildiği, yapılan işlemlerde tıbbi uygulama hatası bulunmadığı, davacıların murisinden 27.11.2020 tarihinde (saat:14:39) davalı Hastane tarafından örnek alınarak PCR testi yapıldığı, Adana Seyhan Devlet Hastanesi tarafından yapılan inceleme neticesinde 28.11.2020 10:46'da sonucun pozitif çıktığı, bunun ardından davacıların murisinin 29.11.2020 tarihinde Osmaniye Devlet Hastanesine solunum sıkıntısı ile başvurduğu, Covid -19, Pnömoni tanımlanmamış tanıları ile yatırılıp tetkiklerinin yapıldığı, toraks BT çekildiği, her iki akciğerde üstlerde yamalı buzlu cam dansitesinde alanlar izlendiği, bazallerde ise birleşme eğiliminde yaygın buzlu cam dansitesinde infiltratif görünümler mevcut, bulgular Covid-19 pnömonisi ile uyumlu olduğu şeklinde rapor edildiği (orta-geç dönem?) 30.11.2020 tarihinde acilden solunum sıkıntısı ile alındığı, spo2: 96 nazal oksijen ile 02.12.2020 tarihinde genel durum orta, takip ve tedavilere devam edildiği, 03.12.2020 tarihinde genel durumunun kötü, hastanın satürasyonlarının düştüğü, 04.12.2020 tarihinde genel durumu kötüleşen, satürasyonu düşük seyreden hastanın arrest olduğu, mavi kod verildiği, yapılan müdahaleye cevap alınmadığı, eksitus olduğu, her ne kadar davalılar tarafından ilk pcr testi yapılması istendiğinde davacıların murisinin kabul etmediği ileri sürülmüş ise de tıbbi kayıtlarda bu konuda bir açıklamanın bulunmadığı, buna karşın Adli Tıp raporunda gerek davalı Hastanede ve gerekse devlet hastanesinde davacıların murisinin radyolojik bulgularına, şikayetlerine, semptomlarına ve muayene bulgularına uygun reçete edilerek önerilerle gönderildiği, yapılan işlemlerde tıbbi uygulama hatası bulunmadığı, Covid tedavisi ile ilgili tıp otoritelerince ortak bir konsensus sağlanamadığı, Sağlık Bakanlığı rehberlerinin bilimsel gelişmelere göre sürekli güncellenerek değiştirildiği, buna rağmen kesin etkili bir tedavi yönteminin bulunmadığı, başlangıçta klinik ve laboratuvar bulguları normal olan hastaların günler sonra kötüleşebildiği, bir kısım hastanın her türlü özene ve tedaviye rağmen kaybedildiği bilindiği de dikkate alındığında yapılan işlemlerde tıbbi uygulama hatası bulunmadığı kanaatine varıldığı, ATK raporunu hazırlayan heyetin uyuşmazlığa ilişkin alanlarda uzman olan doktorlardan oluştuğu, raporun gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ATK raporu hükme esas alınarak davanın reddine yönelik verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; Covid'in geç fark edildiğini, hekimin en ufak hatasından bile sorumlu olduğunu, tahlillerin yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yapılan tıbbi işlemlerde davalı hekim ve Hastanenin ihmal ve kusurunun bulunmamasına, ATK raporunun denetime elverişli olmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/135, K. 2026/3416, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-135-e-2026-3416-k-ceb02a81697a