Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/851 E. 2025/4468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/851
- Karar No
- 2025/4468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2876 E., 2024/2447 K. 26.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2021/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .. .. ".. .." konut projesinden 17.11.2016 tarihinde taşınmaz satın aldığını, sözleşme kapsamında davalı şirket ile davalı ... arasında yapılan bağlı kredi anlaşması doğrultusunda 17.11.2016 tarihli ve 451.412,00 TL bedelli konut kredisi kullandığını, kredilerin düzenli ödenmesine rağmen davalı şirketin taşınmazı teslim etmediğini belirterek sözleşmeden dönme hakkını kullanarak sözleşmenin feshine, bağlı kredi kapsamında ödediği şimdilik 212.163,64TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, devam eden 239.248,36.TL'lik bakiye kredi borcu nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini davalı şirket yönünden, 416.733,64 TL'nin istirdatı ile davalıdan tahsiline, bu davalı yönünden 211.948,36 TL'den borçlu olmadığının tespitine, davalı ... yönünden 239.463,64 TL'nin istirdatı ile tahsiline, bu davalı yönünden de 211.948,36 TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .. .. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkili şirkete yapılan ödemelerin kanıtlanması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre teslim süresinin 12 ay gecikmesi halinde fesih yetkisinin tanındığını, sürenin henüz dolmadığını, gecikmelerin mücbir sebeplerden kaynaklandığını, talep edilen faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; yetki ve husumet itirazında bulunarak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin bağlı kredi olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkil bankanın diğer davalı inşaat firması ile müteselsilen sorumlu tutulamayacağını, huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının, ilgili yasal mevzuat ile kendisine tanınan sözleşmeden dönme seçimlik hakkını bu güne kadar kullanma talebinde bulunmadığını, davacının diğer davalı inşaat firması ile akdetmiş olduğu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile belirlenen teslim tarihinin geçmiş olduğuna ilişkin iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira sözleşme ile kararlaştırılan teslim süresinin henüz dolmadığını, davacı ile diğer davalı şirket arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca satıcının kusuru olmaksızın sözleşmeden dönme yükümlülüğünün mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile davacının, davalı şirket ile yaptığı 17.11.2016 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin feshine, davacının bu sözleşme nedeniyle bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının bu taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin olarak davalı banka ile yapmış olduğu, 17.11.2016 tarihli ön ödemeli konut finansmanı sistemi kredi sözleşmesinin bağlı kredi olduğunun tespiti ile bu kredi sözleşmesi nedeniyle davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, 239.463,64 TL'nin, 212.163,64 TL'sine dava tarihinden itibaren, 27.300 TL'sine ise ıslah tarihi olan 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı şirketten 416.733,64 TL talep edebileceğinin tespiti ile kalan tutar olan 177.270 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içerisinde davalı ... .. vekili tarafından istinafa başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla; davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan 17.11.2016 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshine ve davacının bu sözleşme nedeni ile davalı şirket borçlu olmadığının tespitine, 416.733,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, 211.948,36 TL yönünden de davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın dosyaya sunulan ..A.Ş. ile davalı şirket arasındaki bağlı kredi Sözleşmesi incelenmeden verildiğini, Bağlı Kredi Sözleşmesinin 5.5 maddesinin teslim süresinin 36 ay olduğunu, buna göre davalı Bankanın sorumluluğunun konutun teslim edilmesi gereken tarih olan 17.11.2019'dan bir yıl sonrasına kadar geçerli olduğunu, bu durumda sürenin geçmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine istinaden sözleşmede belirlenen teslim süresinin dolmuş olmasına rağmen taşınmazın teslim edilmediği ve teslim edilme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmeden dönme, yapılan ödemelerin iadesi ve davalı banka ile yapılan sözleşmenin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2- .. A.Ş. ile davalı şirket arasında imzalanan Bağlı Kredi Sözleşmesi ile davacı ile .. Bankası A.Ş. ve davacı ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmelerin birbirinden bağımsız sözleşmeler olması ve konut projelerinde her alıcı ile farklı tarihlerde sözleşmeler imzalanmış olması nedeniyle her sözleşmenin münferiden değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. 3-Dava dosyasının incelenmesinden; davacı ile davalı şirket arasında .. ... Noterliğinin 17.11.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" düzenlendiği, teslim tarihi olarak sözleşme tarihinden itibaren 24 ay sonrası yani 17.11.2018 tarihinde dairenin teslim edilmesi gerektiği, davanın ise 26.10.2020 tarihinde açıldığı görülmüştür. Davacı ile davalı .... arasında imzalanan 17.11.2016 tarihli "Ön Ödemeli Konut Finansmanı Sistemi Kredi Sözleşmesi"nin bağlı kredi sözleşmesi olduğu da anlaşılmaktadır. 4-6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) Bağlı krediler başlıklı 30/4 maddesi "Bağlı kredilerde, mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi veren, tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumludur. Tüketicinin bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde bağlı kredi de bu oranda indirilir ve ödeme planı buna göre değiştirilir. Tüketicinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, o güne kadar yapmış olduğu ödemenin iadesi hususunda satıcı, sağlayıcı ve kredi veren müteselsilen sorumludur. Ancak, kredi verenin sorumluluğu; malın teslim veya hizmetin ifa edilmediği durumlarda satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen malın teslim veya hizmetin ifa edilme tarihinden, malın teslim veya hizmetin ifa edildiği durumlarda malın teslim veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır." şeklinde düzenlenmiştir. Bağlı kredi halinde, konut finansmanı kuruluşu ile satıcı, tüketiciye karşı konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilememesi nedeniyle tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 11. Maddesindeki seçimlik haklarını kullanması halinde banka kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere satış sözleşmesindeki teslim tarihinden bir yıl süre ile sorumlu olacaktır. 5-Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı ile ..Bankası A.Ş. arasında imzalanan bağlı kredi sözleşmesi ve ilgili yasa maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle davalı ... açısından bir yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.