Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/845 E. 2025/5243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/845
Karar No
2025/5243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/91 E., 2024/232 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli ve davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. T..... geldi. Başka gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirkete ait ... İli, .. İlçesi, .. Kasabası, 105 ada, 128 parselde inşa edilecek olacak ... ... Tatil Köyü olarak adlandırılan yazlık konutlardan 05.05.2012 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin 36 adet devre mülk satın aldığını ve her biri için 7.500,00 TL'den toplam 270.000,00 TL ödeme yaptığını, tapuda devir işlemi yapılmasına rağmen 31.12.2012 tarihinde teslim edilmesi gereken devre mülklerin halen müvekkiline teslim edilmediğini, davalının edimini yerine getirmediğinin Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/10 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, sözleşmenin 6.2 maddesinde taşınmazın belirtilen süre içerisinde teslim edilmemesi halinde, davacıya her ay için 50 Euro ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 36 ayrı sözleşmeye konu devre mülk için 01.01.2013 tarihinden dava tarihine kadar 71 ay için 50 Euro x 36 adet x 71 ay = 127.800,00 Euro tazminat alacağının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin 01.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; talebini 111.600,00 TL'ye artırmış, 10.03.2022 tarihli maddi hata dilekçesinde de; talebinin maddi hata sonucunda TL olarak yazıldığını belirterek 113.550,00 Euro bedelin 01.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında 36 adet devre mülk için her biri 7.500,00 TL bedeli olmak üzere toplam 270.000,00 TL karşılığında devre mülk sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden 07.06.2012 tarihinde D blok 3. kat 10 numaralı bağımsız bölümün tam hissesinin davacı adına devrinin sağlandığını, davacının tesisi görerek ve tecrübe ederek satın aldığını, ayrıca tesiste konaklamak suretiyle tesisten de faydalandığını, teslim şartının yerine getirilmiş olması nedeniyle ceza şart talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli kararıyla; taşınmaz devrini içeren sözleşme adi yazılı şekilde yapılması nedeniyle geçersiz ise de taşınmazın tapusunun davalı tarafından davacıya 07.06.2012 tarihinde devredilmesi ile geçersiz olan sözleşme geçerlilik kazandığı, keşif sonucu aldırılan 02.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sözleşmeye konu devremülkün inşaat tamamlanma seviyesinin %32 oranında olduğunun belirtildiği, taşınmazların teslim edilmesi gereken tarih olan 31.08.2013 tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre içerisinde 36 adet devre mülk hissesi bazında yapılan hesaplamalar sonunda toplam 111.600,00 Euro ecrimisil bedelinin bulunduğu, davacı vekili 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 111.600,00 TL bedel üzerinden ıslah harcını ikmal ettiği, 10.03.2022 tarihli 2. ıslah dilekçesi ile toplam 113.550,00 TL Euro ecrimisil bedelinin ödenmesini talep ettiği, davacı dava dilekçesinin konu ve talep sonucu bölümlerinde ecrimisil ve cezai şart alacağı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dedikten sonra, şimdilik 10.000,00 TL'nin (hakkın doğum tarihi olan 01.01.2013'den itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dilekçede yer alan açıklamalar ve talep sonucundan davanın kısmi dava olarak açıldığı, 6100 sayılı Kanun'un 176/2 maddesi gereğince aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri, davacı vekilinin 10.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinin reddine karar verildiği, dava açmadan önce davacı tarafın davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge ya da bilgi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 111.600,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli kararıyla; dava dilekçesinde TL para birimi cinsinden talepte bulunduğu, sözleşmede yabancı para cinsinden ceza kararlaştırıldığı, bilirkişi hesaplamasının Euro cinsinden yapıldığı, davacı tarafça dava dilekçesindeki talebi olan TL para cinsiyle uyumlu olarak 111.600,00 TL yazılı açık istemine ilişkin 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinden sonra ikinci kez sunulan 10.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrası gereğince nazara alınmayacağı, taraflar arasındaki satıma konu bağımsız bölümün sözleşmede taahhüt edilen sürede davacıya teslim edilmediği, satıma konu bağımsız bölüm dışında davacının tesiste konaklama yapması da davalının sözleşmenin 6. maddesinde kararlaştırılan ecrimisil niteliğinde olmayan ifaya ekli cezai şarttan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 12.02.2024 tarihli ilamıyla; davacının sözleşmenin 6. maddesinde yer alan "Taşınmazın belirtilen süre içerisinde teslim edilmemesi halinde, pay sahibine her ay için 50 Euro ecrimisil bedeli ve cezai şart öder." hükmüne dayalı olarak ifaya eklenen cezai şart talebinde bulunduğu, davalının istinaf dilekçesinde faize yönelik istinaf sebebinin olmadığı ve istinafta ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının sözleşme konusu yapılan ve tapusu devredilen taşınmaz dışında taşınmazda konaklamasının olması teslim olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 10.000,00 TL bedel talep ettiği, 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 111.600,00 TL talepte bulunduğu, davacının seçimlik hakkını TL olarak belirttiği, 10.03.2022 tarihli maddi hata dilekçesinde ise maddi hata kaynaklı 113.500,00 Euro talep ettiği, ıslah harcını da söz konusu bedel üzerinden yatırdığı, 6100 sayılı Kanun'un 183. maddesi gereğince dava dosyasında bulunan dilekçelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının karar verilinceye kadar düzeltilebileceği, bu nedenle davacının ıslah dilekçesiyle 113.560,00 Euro talebinde bulunduğunun kabulü gerektiği, ancak davacı dava dilekçesinde Türk parası cinsinden talepte bulunmakla artık seçimlik hakkını ülke para birimi olan TL'den yana kullandığı, ıslahla bu tercihinden dönerek borcun yabancı para üzerinden tahsilini de talep edemeyeceği, bu durumda 111.600,00 Euro'nun dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı olarak TL cinsinde talepte bulunabileceği, o halde İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin dava tarihine kadar geçen süre için 111.600,00 Euro'nun TL karşılığı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı uyarınca 6100 sayılı HMK'nun 183. maddesi gereğince dava dosyasında bulunan dilekçelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının hüküm verilinceye kadar düzeltilebileceği; bu nedenle davanın ıslah dilekçesiyle 113.560,00 Euro talebinde bulunduğunun kabulünün gerektiği, ancak davacının dava dilekçesinde TL cinsinden talepte bulunduğu görülmekle, seçimlik hakkını ülke para birimi olan TL'den yana kullandığı, ıslahla bu tercihinden dönemeyeceği, bu durumda 111.600,00 Euro'nun dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı olarak 696.149,64 TL üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 696.149,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı; taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalının ecrimisil yükümlülüğü hali hazırda devam ettiğinden dava tarihinden sonrası için toplamda 1950 Euro Ecirimisil bedeli olduğundan, ıslah beyanı dikkate alınarak 113.550,00 Euro ecrimisil miktarının hüküm altına alınmasını gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; sözleşmeye göre taşınmazın teslim edilebileceği son tarihten önce 07.06.2012 tarihinde teslim edildiğini, davacının da tesisi görerek, muayene ve tecrübe ederek satın almış olması ve ayrıca tesis hizmetlerinden yararlanarak müvekkil şirket tesislerinde konaklamış olması göz önünde bulundurulduğunda davacının teslim şartına bağlı olarak ecrimisil talep edemeyeceğini, 6100 Sayılı Kanun'un 176. maddesinde, taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinin düzenlendiğini, aynı davada ikinci kez ıslah yoluna başvurulması halinde bu yöndeki talebin reddi gerektiğini, sözleşmesinin 6. maddesi ile ecrimisil ve cezai şart ödemesinin daire başı toplam 50 Euro olarak belirlendiğini, her 1/36 hisse için cezai şart miktarının 1,38 Euro olduğunu, davacı yönünden her 1/36 hisse için ayrı ayrı olacak şekilde aylık 50 Euro ecri misil üzerinden hesap yapmasının fahiş olduğunu, davacının dava tarihinden geriye dönük olarak talep edebileceği alacağının beş yıl ile sınırlı olduğunu, bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapuda devri yapılan devre mülk satış sözleşmesinde belirtilen süre içinde taşınmazın teslim edilmemesinden kaynaklı gecikme tazminatı istemine ilişkindir.

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda kararın verilmiş olmasına ve bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/845, K. 2025/5243, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-845-e-2025-5243-k-aaf8b9de2c25