Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/800 E. 2025/4674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/800
Karar No
2025/4674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/3367 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/253 E., 2024/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ...'in davalı şirketin yetkilisi olup sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, davalı tarafın bu sözleşmeye bağlı olarak elektrik tüketimi yaptığını, ancak tahakkuk olunan faturalara 8 günlük sürede itiraz etmediği ve ödemediğinden davalılar aleyhine 2021/... sayılı Merkezi Takip Sistemi (MTS) dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalıların hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ...'in davalı şirketin yetkilisi olup sözleşmede ticari kefaletinin bulunduğunu, davalı şirketin birden fazla faturayı ödememesi nedeniyle müvekkilinin mezkur sözleşmenin (9.2) maddesi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, akabinde davalı şirkete sayaçlar bazında cezai şart faturası düzenleyerek gönderildiğini, davalıların borcu ödememesi üzerine 2021/.. sayılı MTS dosyası üzerinden davalılar hakkında takip başlatıldığını, davalıların hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalılar vekili; 05.07.2021 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinin matbu olarak davacı şirket tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, müvekkili ile müzakere edilmediğini, koşulların davacı tarafça belirlendiğini ve müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davacının her ay farklı miktarlarda ve fahiş tutarlarda fiyat değişikliği yaptığını ve yüksek tutarlarda fatura kestiğini, müvekkilinin fahiş fatura bedellerini ödeyememesi üzerine davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğini ve müvekkiline elektrik tedariki durdurularak açığa alındığını, çeşitli alanlarda faaliyette bulunan müvekkilinin açığa alınması dolayısı ile fazlasıyla maddi ve ticari zarara uğradığını, faturaların müvekkili şirkete gönderildiğini ve muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle 8 günlük itiraz süresinin geçirildiğini, faturanın müvekkili şirketin defterine işlendiğini, müvekkili şirketin ise tüm bunlardan davacının haksız ve kötü niyetli olarak aleyhinde yaptığı MTS takibi ile haberdar olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun fahiş olarak düzenlenen faturaların iptalinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalılar vekili; sözleşme tarihinden sonra davacının çok daha fazla ve fahiş olacak şekilde satış bedelini arttırdığını, müvekkilinin fatura bedellerini ödeyemez hale geldiğini, sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını ve müvekkili ile müzakere edilmediğini, müvekkilinin iradesinin sakatlanmış olduğunu, sözleşmenin feshinden sonra müvekkilinin maddi ve ticari zarara uğradığını, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya 8 günlük itiraz süresinin geçirildiğini, tek başına bu durumun faturayı kabul anlamına gelmediğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasındaki 05.05.2021 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının da bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kefalet sözleşmesi yasal koşulları taşıdığından şahıs davalının bu sözleşme uyarınca davalı şirketin borçlarından sorumlu olduğu, sözleşme nedeniyle davalıya elektrik tedarikinin sağlandığı ve davacı tarafça satış faturalarının düzenlendiği, faturaların iki tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalının defterlerine kaydettiği faturalara itiraz etmediği, muhasebe departmanın hatalı işlemi nedeniyle itiraz edilmediği savunmasının da davalının tacir oluşu ve basiretli davranma yükümlülüğü karşısında dinlenemeyeceği, davalının sözleşmenin genel işlem koşulu taşıdığı yönündeki iddiasının yerinde görülmediği, hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defterlerine göre asıl davaya ilişkin olarak davacı tarafından davalı şirket adına 39... .816,01 TL bedelli fatura tanzim edildiği, faturaların EPDK tarafından onaylanan tarifelerdeki birim fiyatlarla uyumlu olduğu, davalı şirketin davacıya toplam 259.404,85 TL tutarında havale ödemesi yaptığı, takip tarihi itibarıyla davalıların davacıya 568.411,16 TL borçlu olduğu, davalı şirketin davadan sonra 01.09.2022 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yaptığı ve defter kayıtlarında davalı şirketin davacıya 268.411,16 TL borçlu göründüğü, birleşen davanın konusunu teşkil eden 7 adet cezai şart faturasının ise davalı şirket defterlerinde kaydının bulunmadığı, davalı şirketin incelenen 20 20... yıllarına ait bilançolarında; varlıklarının borçlarını karşılayamadığı, öz sermayesinin eksiye düştüğü, sözleşmenin 9.2. maddesi hükmü gereğince taahhüt ettiği cezai şartı ödemesinin davalı şirketin varlıklarının kaynaklarını karşılayamaz hale gelmesi, öz sermayesinin eksiye düşmesi, mahvına sebep olabileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 7.1 maddesine göre faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelinin ödenmemesi halinde son ödeme tarihinden başlayarak her gün için fatura tutarına aylık %5 oranında temerrüt faizi uygulanacağının ve ihtara gerek olmadığının belirlendiği, birleşen dava konusu cezai şart yönünden; sözleşmenin 9.3 maddesiyle cezai şartın son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamı olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda cezai şart faturalarının miktar itibariyle fahiş olmadığı sözleşme hükümleri doğrultusunda düzenlendiği, ancak davalı tarafın mahfına sebep olabileceğinin belirlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezai şart tutarından takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, takip talebinde talep edilen faiz türü ve oranı belirtilmediğinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına gerektiği, davacı taraf inkar tazminat talebinde bulunmuş olsa da cezai şart tutarı taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirleneceğinden cezai şart tutarında takdiren indirim yapılabilecek olması ve alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle uygun görülmediği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile davalıların 2021/.. sayılı MTS takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, takipte talep edilen 568.410,19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, hükmedilen tutarın %20'si oranında 119.707,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, takip ve davadan sonra yapıldığı anlaşılan 01.09.2022 tarihli 300.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 2021/1398433 sayılı MTS takip doyasında, 569.375,78 TL'nin %30'u oranında indirim yapılarak, davalıların itirazlarının 398.563,04 TL üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, takipte talep edilen 397.257,00 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davaya konu 02.09.2021 tarihli 13 adet, 01.10. 2021 tarihli 13 adet toplam 26 adet fatura bedeli ve bu faturalara takip tarihine kadar %5 oranında işlemiş akdi faizden ibaret toplam 598.535,52 TL olduğu, davacının takip talebinde sadece takip öncesi için %5 oranında akdi faiz işletilmesini istediği, takip sonrası işletilecek faizin türü ve oranı yönünden bir talepte bulunmadığı, birleşen dava yönünden; bilirkişi heyetince cezai şart tutarının 567.510,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından tahakkuk olunan cezai şartın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, cezai şarttan indirim konusunda ise, Mahkemece 6098 sayılı Kanunun 182. maddesi atfıyla cezai şartın fahiş olduğu ve borçluların mahvına sebebiyet vereceği gerekçesi ile %30 oranında indirim yapılmasının tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldiğine göre doğru görülmediği, takip talebinde sadece takip öncesi için %5 oranında akdi faiz işletilmesinin istendiği, takip sonrası işletilecek faizin türü ve oranı yönünden bir talepte bulunulmadığı, icra inkar tazminatı yönünden ise; sözleşmede cezai şart tutarının son bir yıl içinde tahakkuk olunan en yüksek bedelli olan iki aylık fatura toplamı olacağı belirtilmiş olup, alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacının asıl dosyaya dair istinaf başvurusunun reddine, birleşen davaya ilişkin istinaf talebinin kabulüyle, asıl dava yönünden; davalıların 2021/132892 sayılı MTS takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, takipte talep edilen 568.410,19 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, hükmedilen tutarın %20'si oranında 119.707,10 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, takip ve davadan sonra yapıldığı anlaşılan 01.09.2022 tarihli 300.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, birleşen dava yönünden; davalıların 2021/1398433 sayılı MTS takip dosyasında itirazlarının iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; asıl ve birleşen dava yönünden takip sonrası için de aylık %5 oranında akdi faiz işletilmesi, aksi kabulde dahi yasal faiz yerine ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden; cezai şart tutarının taraflar arasında akdedilen sözleşmede açıkça yer aldığı ve önceden takdir ve tespit edilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla likit olmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili; birleşen davada İlk Derece Mahkemesince cezai şart tutarından takdiren %30 oranında indirim yapılmasının yasaya uygun bulunduğunu, bu hüküm fıkrasının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik aboneliğinden kaynaklanan MTS takiplerine yapılan itirazların iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye; özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren abone sözleşmesini imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle gelmelerine, cezai şart tutarının likit ve muayyen olmamasına, sözleşmede takip sonrası için talep edilmiş bir faiz oranı olmadığından yasal faiz işletilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/800, K. 2025/4674, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-800-e-2025-4674-k-dc604976a9b8