Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3653 E. 2025/4682 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3653
Karar No
2025/4682
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/624 E., 2024/738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/282 E., 2024/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen daire satış sözleşmesi gereği davaya konu 2 64... parsel sayılı taşınmazda bulunan arsa üzerinde yapılacak inşaattaki 7 nolu bağımsız bölümün satışı konusunda 370.000,00 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, müvekkilinin bu satış sözleşmesi uyarınca 31.08.2021 tarihinde davalıya 200.000,00 TL kapora ödediğini, fakat davalının sonraki süreçte müvekkilinden fark bedeli talep ettiğini, fark bedelini ödeme imkanı bulunmayan müvekkilinin 21.02.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; davaya konu bağımsız bölüme ilişkin satış sözleşmesinin anlaşılan 370.000,00 TL bedel üzerinden devamına karar verilmesini, bu talep kabul edilmezse sözleşmenin ifa edilememesi nedeniyle müvekkilinin ödediği 200.000,00 TL'nin 21.08.2021 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak müvekkilinin uğradığı zarar için şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın karar tarihi ile denkleştirici adalete göre hesaplanıp 21.08.2021 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; sözleşme bedelini ödemeyenin, sözleşme bedelinin iadesini talep edenin ve taşınmazın devrini isteyenin davacı olduğunu, davacının daireye sahip olma kastı bulunmadığını, talebinin para iadesi olmayıp faiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye uygun davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki adli yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı, davacının davalı tarafı taşınmazı teslime zorlayamayacağı, ancak davalıya ödediği bedelin iadesini talep edebileceği, davacının kabul edilen bedel haricindeki ödediğini iddia ettiği diğer bedelleri ispat edemediği, denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak hesaplama içerir bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle; sözleşmenin devamı talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, terditli talebi yönünden davanın kabulü ile 292.608,89 TL'nin 21.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk derece Mahkemesince ÜFE-TÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlar, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek ödenen bedelin ihtar tarihi itibariyle ulaştığı değerin saptanması için bilirkişi raporu alındığı, davacının 21.02.2022 tarihli ihtarnamede sözleşmeden dönüldüğünü ihtaren bildirdiği ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin bedele ilişkin kararının yerinde olduğu, davalı borçlunun temerrüdüne ve faize ilişkin itirazlarının ise yine sözleşmenin geçerli olmaması nedeniyle tarafları bağlayıcı olmadığından yerinde olmadığı, hükme esas alınan rapordaki hesaplamanın yerinde bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; sözleşmenin devamına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca açılan tescil davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, terditli ikinci talep yönünden verilen kararın da hatalı olduğunu, denkleştirici adalete göre belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmaz için emsal taşınmaz değerlerine göre yeniden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,sözleşmenin devamı, olmadığı taktirde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca iadesi istemine ilişkindir Temyizen incelenen karardaki gerekçeye, taraflar arasında akdedilen adi yazılı sözleşme geçersiz olduğundan tapu iptal tescil talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafça ödenen satış bedelinin ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün denkleştirici adalet ilkesine uygun şekilde hesaplanmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden tüketici harçtan muaf olmakla alınan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3653, K. 2025/4682, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3653-e-2025-4682-k-ba33c1146a7a