Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/645 E. 2025/4223 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/645
- Karar No
- 2025/4223
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1759 E., 2024/2209 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/645 E., 2023/319 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı; davacı Derneğin 1995 yılından itibaren faaliyette bulunan önemli bir inanç ve ibadet merkezi olduğunu, ancak abonelik sözleşmesinin o tarihte Derneğin yönetim kurulu başkanı olan dava dışı ... ile imzalanmış olduğunu, sözleşmenin imzalanması sırasında abone grubunun ticarethane olarak belirlendiğini, ... gerek dini gerekse toplumsal faydayı esas alarak faaliyette bulunduğunu, gelir elde etmeye yönelik bir faaliyette bulunulmadığı gibi ticari olarak nitelendirilebilecek bir faaliyetinde yapılmadığını, tahakkuk ettirilen 7.186,91 TL tutarındaki elektrik faturasının yönetim kurulu başkanına ait kişisel hesaptan otomatik olarak tahsil edildiğini, yargı kararları ile ibadethane sayılan ... ticarethane statüsünde düzenlenen fatura hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle tahsil edilen fatura bedelinin iadesi gerektiğini, diğer ibadethaneler ile eşit hukuki statüye sahip olan ... elektrik faturasınin, 5784 sayılı Kanun ile 4628 sayılı ... Kanunu'na eklenen Geçici 17/3 maddesi hükmü uyarınca ... Başkanlığı tarafından ödenmesi gerektiğinden, elektrik faturası ödemekten muaf olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; 8...1 sözleşme hesap numaralı abonelik kapsamında düzenlenen 25.01.2022 tarihli fatura nedeniyle tahsil edilen 7.186,91 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıya iadesine, davacının 8...0 1 sözleşme hesap numaralı abonelik kapsamında elektrik faturası ödemekten muaf olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ibadethanelerin 23... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen 2002/4100 sayılı kararın 2. maddesinin (f) bendinde sayıldığını, söz konusu kararda cemevlerinin ibadethane statüsünde değerlendirilmediğini, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmadığı hususunun daha öncesinde tartışıldığını ve sadece Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı ibadethanelerin genel bütçeden genel giderlerinin karşılanması hususunun kanunla düzenlendiğini, Tarife Usul ve Esaslarının 7. maddesinde; “Bu Usul ve Esaslarda tanımlanan diğer ana ve alt abone grupları kapsamına girmeyen tüm tüketiciler bu abone grubu (ticarethane) kapsamındadır.” şeklinde belirtildiğinden ... ticarethane abone grubundan faturalandırılması gerektiğini, faturalandırma işlemlerinin buna göre yapıldığını, yine davacı tarafın ilgili abonelik sözleşmesini imzalarken ticarethane aboneliğine ilişkin sözleşme yaptığını bildiğini, sonradan buna ilişkin olarak yapılan itirazın dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 23... tarihli ve 24763 sayılı Resmi Gazete'dea yayımlanan 12.04.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Kararnamenin (3.1) maddesinde irdelendiği üzere, (2/f) maddesinde ibadethane olarak sayılar yerler arasında ..., ..., ..., ... ve ... bulunduğu, 24.02.2022 tarihli ve 10817 sayılı EPDK kurul kararı ile cemevlerinin mesken abone grubu içerisine alındığı, bu tarih öncesinde ... elektrik abonelik grubunun mesken olmadığı, davaya konu aboneliğe bağlı düzenlenen 25.01.2022 tarihli ve 7.186,90 TL bedelli faturanın elektrik aboneliği ticarethane abone grubundan fiyatlandırıldığı, faturanın ödendiği tarihte cemevlerinin elektrik faturalarından muaf olmadığı, davacı tarafın fatura ödemekten muaf olduğuna ilişkin talebinin ... elektrik abonelik grubunun mesken sayıldığı 24.02.2022 tarihinden itibaren muaf olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı vekilinin 8...0 1 sözleşme hesap numaralı abonelik kapsamında düzenlenen 25.01.2022 tarihli fatura nedeniyle tahsil edilen 7.186,91 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesi talebinin reddine, davacı vekilinin 8...0 1 sözleşme hesap numaralı abonelik kapsamında elektrik faturası ödemekten muaf olduğunun tespiti talebinin kabulü ile 24.02.2022 tarihinden itibaren elektrik faturası ödemekten muaf olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istirdat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, reddine karar verilen 7.186,91 TL'nin3 karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı, fatura ödemekten muaf olduğunun tespiti istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise; aboneliğe konu ... ibadethane kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava açılmadan önce ibadethanelerin elektrik enerjisi tüketim bedelinden muaf olmadıkları, elektrik enerjisi ve/veya aydınlatma giderlerinin ... Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı, dava açıldıktan sonra 26.11.2022 Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 6446 sayılı ... Kanunu'na eklenen Ek 6. maddesiyle; "... aydınlatma giderleri ... ve ... Bakanlığının bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.” düzenlemesine yer verildiği, bu düzenleme ile ... aydınlatma giderlerinin ... ve ... Bakanlığının bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağının hüküm altına alındığı, ibadethane kapsamında değerlendirilmesi gereken davacı ..., elektrik enerjisi ve/veya aydınlatma giderlerinden muaf olmadığı gerekçesiyle; istirdat istemi yönünden miktar itibarıyla davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, davacı vekilinin tespit istemi yönünden yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin, ... ibadethane niteliğini gerekçesinde kabul etmesine rağmen, elektrik faturası ödemekten muaf olmadığı yönünde verdiği kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, elektrik faturalarının ... tarafından değil ilgili Kurum tarafından ödenmesi gerektiğini, tersinden yorum ile ... elektrik faturası ödemek zorunda olmadığının açıkça anlaşıldığını, aksine yorumunun pratikte hiçbir faydası bulunmadığını, ibadethane niteliği bulunan .... elektrik faturası/borcu ödemediği takdirde hizmetini yerine getirememe tehdidi altında olacağını, elektriklerinin kesilmesinin dini hizmeti aksatacağını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istirdat talebine yönelik istemin istinaf sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddedildiğini, istirdada konu edilen dönemin muafiyete ilişkin dava ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda fatura bedeli olarak ödenen rakamların Anayasa ve Uluslarası Hukuk dikkate alınarak iadesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesine konu cemevinin ibadethane niteliğinde olmasına rağmen; abonelik grubunun ibadethane yerine ticarethane olarak belirlenmesi suretiyle fazla bedel tahakkuk ettirilmesi, ödenen tüketim bedelinin iadesi ve ibadethanelerin elektrik tüketim bedelinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ödenecek olması nedeniyle davacı Dernekten bu bedelin talep edilmemesi istemlerine ilişkindir. 1. Yukarıda da açıklandığı üzere dava, ibadethane niteliğinde olan cemevinin abone grubunun ibadathene olması gerekirken ticarethane olarak belirlenmesi, bu suretle haksız tahsil edilen bedelin iadesi ve tüketim bedelini içeren faturaların ödenmesinin talep edilmemesi istemiyle açılmış olmakla birlikte, verilecek hüküm bir faturaya mahsus olmayacağı gibi ileriye dönük art etkisi doğuracağından, uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinin devamı sırasında yaratılan muarazanın men’i (çekişmenin giderilmesi) mahiyetindedir. Muarazanın men’i davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın (çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun men’i talep edilir. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin mevcudiyetini koruduğu ve davalı tarafından yaratıldığı iddia edilen muarazanın men’inin talep edildiği gözetilerek, davacı tarafın taleplerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde başvuru ikiye ayrılarak bir bölümü yönünden miktardan ret karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına usulden BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.