Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/641 E. 2025/4369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/641
- Karar No
- 2025/4369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1059 E., 2024/452 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, Kurum mensubu ..., ... ve ... isimli hastalar adına düzenlenen ve eczanesi tarafından faturalandırılan reçetelerdeki imzaların hasta veya yakınlarına ait olmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin ... Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2011 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca 4.959,09 TL reçete bedelinin 5 katı tutarı olan 24.795,45 TL cezai şart ile bu hastalara veya yakınlarına reçetelerdeki ilaçların teslim edilmemiş olması nedeniyle yine aynı protokolün (6.3.10) maddesi uyarınca 4.207,47 TL reçete bedelinin 5 katı tutarı olan 21.037,35 TL cezai şart olmak üzere toplam 45.832,80 TL para cezasının tahsil edilmesine, ayrıca hasta ... adına düzenlenen 10.02.2011 tarihli reçete arkasındaki imzanın hasta ya da yakınına ait olmaması ve reçetede yazılı ilaçların hasta ya da yakınına teslim edilmemiş olması nedeniyle eylemin son 1 yıl içinde tekrarlandığı gerekçesiyle (6.3.3), (6.3.10) ve (6.7), (6.9) maddeleri uyarınca sözleşmesinin 6 ay süreyle feshedilmesine karar verildiğini, ilaçların hastalara teslim edildiğini, yanlış anlaşılmanın hastalar ile yakınları arasında diyalog kurulamamasından kaynaklandığını ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Bozmaya uyan Mahkemenin 06.07.2022 tarihli kararıyla; dava konusu ...'ya ait reçete ile ilgili ifadesi alınan ... ve ...'nun beyanlarına itibar edilerek ilaçların hak sahibi olmayan kişilere teslim edildiği hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı, diğer hastalar ... ve ... yönünden ise reçete edilen ilaçların hak sahibi olmayan kişilere teslim edildiği, ... Eczanesinden hastalarca ilaç alınmadığı ve ilaçların kendilerince kullanılmadığının ispatlandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından sözleşmenin feshi yaptırımın iptali talebinin reddine, davalının 18.01.2012 tarihli yazısı ile 45.832,80 TL cezai yaptırımın 34.824,20 TL'sinin iptali ile 11.008,60 TL olarak tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 21.12.2022 tarihli ilamıyla; tarafların tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararı onanmış, tarafların karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairece verilen 08.06.2023 tarihli ilamla; dinlenen tanık beyanlarından ...’ya ait reçete muhteviyatı ilaçların hasta veya yakınları tarafından alındığı, bu reçeteler nedeniyle uygulanan cezai işlemin iptaline hükmedilmesinin isabetli olduğu ve davacı eczacı hakkında; Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin ... Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) ve (6.3.10) maddeleri gereğince cezai işlem uygulandığı, davaya konu protokol maddelerinin 2020 yılı Protokolünün (5.3.2) ve (5.3.5) maddelerinde daha az ceza miktarı içerir şekilde düzenlendiği, 2020 Protokolünün bahsi geçen tüm hükümlerinin değerlendirilerek yeniden belirlenecek ceza miktarı üzerinden karar verilmesi gerekirken sonraki protokol hükümleri dikkate alınmadan davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı gerekçesiyle; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair karar düzeltme isteminin reddine karar verildikten sonra davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairece verilen 21.12.2022 tarihli onama ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrası 2020 yılı protokol hükümlerine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından sözleşmenin 6 ay süreli feshi yaptırımın kısmen kabulü ile 1 ay süreli fesih olarak kabulüne, davalı Kurumun 18.01.2012 tarihli yazısı ile 45.832,80 TL cezai yaptırımın 43.120,80 TL'sinin iptali ile 2.712,00 TL olarak tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davacının Ağır Ceza Mahkemesinde beraat ettiğinin değerlendirilmediğini, eczanenin 1 ay süreli fesih edilmesi sonucu Kurum tarafından 2012 yılında verilen bir kararın, 12 yıl sonra uygulanmasının davacıya vereceği mağduriyetin değerlendirilmediğini, davalı Kurumun raporunda adı geçen hastaların yakınları olduğu ve ilaçları hastalara ulaştığını, kurum zararı olmadığı ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Kurum işlemi ve kesilen para cezalarının tamamının mevzuata ve protokole uygun olduğunu, diğer yandan sadece alacak talebini içermediğini, aynı zamanda fesih işleminin iptalinin talep edildiğini, yargılama sonucunda 6 ay süreli fesih yaptırım işleminin kısmen kabulü ile 1 ay süreli fesih olarak kabulüne dair karar oluşturulduğunu, bu yönüyle davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Kuruma faturalandırdığı bir kısım reçetelerdeki ilacı hastalara teslim etmediği ve reçetelerin arkasındaki yazı ile imzaların hasta ya da yakınına ait olmadığı gerekçesiyle, Kurumca uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. 1. Temyiz edilen kararın; bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, bozma ilamı sonrasında hükme esas alınan raporda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 2.712,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Mahkemece yargılama sonucunda 6 ay süreli fesih yaptırım işleminin kısmen kabulü ile 1 ay süreli fesih olarak kabulüne karar verilmiştir. Bu haliyle, konusu para ile ölçülmeyen işlerde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Tarife'ye göre, davanın görüldüğü Asliye Hukuk Mahkemesi için öngörülen miktar maktu vekalet ücreti 17.900,00 TL'dir. O halde, Mahkemece; davalı yararına 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan "...red edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.172,00 TL ..." ibaresinin çıkartılarak yerine "...hesaplanan 17.900,00 TL maktu..." ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.