Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6247 E. 2026/3180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6247
Karar No
2026/3180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1534 E., 2025/1471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/200 E., 2024/332 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 23.07.2016 tarihinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (sonradan 6749 sayılı Kanun) ile ... Üniversitesinin kapatılarak tüm hak ve alacaklarının Hazineye devredildiğini, 6 Nolu İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun 29.01.2021 tarihli ve 2021-A-384/1 sayılı Görüş ve Öneri Raporuna göre; ... Üniversitesi ile davalı şirket arasındaki işbirliği protokolü kapsamında, davalı şirkete ait hastanede görev yapan üniversite kadrolu öğretim elemanı hekimlere ait Haziran 20 16... .021.643,63 TL ve Temmuz 2016 yılı kıst dönemi 2.316.593,45 TL olan işgücü hizmet bedellerinin, Üniversitenin kapatılması sonrasında davalı şirket tarafından doğrudan hekimlere ödenmesinin, 6 67... sayılı KHK hükümleri uyarınca ödeme yetkisinin Hazineye ait olması nedeniyle usulsüz olduğunu ve bu meblağın müvekkili İdareye ödenmesi gerektiğini belirterek, kabulü ile toplam 5.338.237,08 TL'nin Üniversitenin kapatıldığı 23.07.2016 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 6.832.998,38 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin, Yüksek Öğretim Kurumunun onayıyla ... Üniversitesi ile 2014 yılında imzaladığı işbirliği protokolü kapsamında, Üniversite kadrosuna alınan ancak fiilen müvekkili şirket tarafından işletilen hastanede çalışan öğretim elemanı hekimlerin maaş ve performans ödemelerini Üniversite aracılığıyla yaptığını, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası 667 sayılı KHK ile ... Üniversitesinin 23.07.2016 tarihinde kapatılmasıyla bu hekimleri derhal kendi bünyesine alarak kesintisiz sağlık hizmeti sunduğunu ve 4857 sayılı İş Kanunu'na göre asıl işveren sıfatıyla müşterek müteselsil sorumluluğu gereği Haziran ve Temmuz 2016 aylarına ait hekim ücretlerini doğrudan hekimlerin hesaplarına ödediğini, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira Üniversitenin hekim ödemelerine sadece aracılık ettiğini, dolayısıyla dava konusu edilen hekim ücretleri nedeniyle ... Üniversitesinin ve Üniversiteye bağlı olarak Hazinenin müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin, iş yapısı dolayısıyla asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup Özel ... Hastanesi işyerinde müvekkili şirketin "Asıl İşveren", ... Üniversitesinin "Alt İşveren" konumunda bulunduğunu, hekimlerin de bu dönemlere ilişkin alacaklarının olmadığına dair ibranameler sunduğunu, davacının herhangi bir zararının olmadığını ve aksi durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği alacak hesabının hatalı, talep edilen faizin fahiş ve 23.07.2016 tarihinden itibaren faiz istenmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Üniversitesi öğretim üyesi kadrosunda bulunan hekimlerin davalı şirkete ait özel hastanede görev yaptıkları, bu çerçevede kayıt üzerinde hekimlerin ücretlerinin ... Üniversitesi tarafından ödeniyormuş gibi gözükmekle birlikte gerçekte davalı şirket tarafından karşılandığı, davalı şirketin kendisine ait özel hastanede çalıştırdığı işçi sıfatını haiz olan hekimler yönünden asıl işveren konumunda olduğu, bu hekimlerin işçi hak ve alacaklarına karşı alt işveren konumundaki ... Üniversitesiyle birlikte müteselsilen sorumlu kabul edilmesi gerektiği, nitekim ... Üniversitesinin kapatılmasını müteakip bu hekimlerle yeniden iş sözleşmesi yaparak özel hastanenin faaliyetini sürdürdüğü, davacı tarafın ... Üniversitesinin kapatıldığı tarihe kadar olan ve davalı şirketin ödediği ücretlerin bir çalışma karşılığında olmadığını iddia etmediği, ödenen ücretlerin bir emek ve mesai karşılığında ödenmiş ücretler olduğu, ticari bir şirket olan ve ana faaliyet alanı özel hastane işletmesi olan davalı şirketin Üniversitenin kapatılması nedeniyle oradan ücretlerini alamayacak olan hekimleri ücretsiz olarak çalıştırmaya zorlamasına ve buna bağlı olarak işlettiği özel hastanenin faaliyetini sona erdirecek, dolayısıyla ticari hayatına son verecek bir eylemde bulunmasını istemenin hakkaniyete uygun olamayacağı, davalı tarafın yaptığı ödeme ile herhangi bir Hazine zararının da söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme yapılabilmesi için FETÖ/PDY örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olmaması hususunun belirlenmesi gerektiği iddia ediliyor ise de, dava tarihi itibariyle bu yönde örnek olarak dahi bir isim zikredilmediği, ileride bu örgütle bağlantısı bulunabilecek hekimler olabilir düşüncesiyle, ihtimale dayalı olarak üstelik yapılan ödemenin tümünün talep edilmesinin kabul edilemeyeceği, davacı tarafın gerekli soruşturmaları yaptıktan sonra FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olduğunu belirlediği kişiler yönünden, sadece bu kişilere münhasır olmak üzere ve şartları mevcutsa açacağı bir dava ile davalıdan talep edebileceği, aksinin kabulü halinde davalı aleyhine davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açılabileceği gerekçesiyle, davanın reddine şeklinde karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusu ıslah edilen miktar olan 6.832.998,38 TL üzerinden davalının hak kazandığı vekalet ücretinin tespiti gerekirken dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle; davacı Hazinenin başvurusunun esastan reddine, davalı şirketin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece uyuşmazlığın yanlış tanımlandığını, Olağanüstü Hal sonrası çıkarılan yasal düzenlemelerin irdelenmediğini, davalı şirketin Bakanlığa ait bir yetkiyi kullandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 667 sayılı KHK ile kapatılan ve Hazineye devredilen ... Üniversitesi ile davalı arasında yapılan afiliasyon anlaşması gereği, Üniversite kadrosunda bulunan ancak davalı bünyesinde çalışan hekimlerin ücretlerinin 670 Sayılı KHK'ye aykırı olarak davalı tarafından doğrudan ödenmesi sebebiyle ödenen hekim ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davalı şirket ile dava dışı ... Üniversitesi arasındaki afiliasyon sözleşmesi uyarınca, davalı şirkete ait hastane tarafından anılan tarihlerde sağlık hizmeti verildiğinin sabit olmasına, ödenen bedellerin 667 sayılı KHK öncesinde hizmet verilen Haziran 2016 ve Temmuz 2016 kıst döneme ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6247, K. 2026/3180, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6247-e-2026-3180-k-fc586b1dccb3