Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6171 E. 2026/2520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6171
- Karar No
- 2026/2520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1256 E., 2025/2042 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; muris ... 'nün vefatı ile terekeye idare memuru olarak atandığını, dava dışı ... ile davalı arasında noterde gayrımenkul satış vaadi sözleşmelerinin imzalandığını, murisin oğlu sıfatı ile hareket eden ...'in evlat edinme işleminin hukuken geçerli olmadığını, kök işlemin butlanla batıl olması nedeniyle sözleşmelerin geçersiz olduğunu belirterek .... Noterliğinin 03.08.2016 tarih ve ..., ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; husumet itirazında bulunarak, davacı tarafından ikame edilen davanın mesnetten ve usuli dayanaktan yoksun olduğunu, satış vaadi sözleşmelerinin iptalini gerektirecek kesinleşmiş bir Mahkeme kararının bulunmadığını savunarak, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların sahte mahkeme kararı dayanak alınarak alınan veraset ilamına istinaden satış vaadi sözleşmesiyle davalıya devredildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile .... Noterliğinin 03.08.2016 tarihli ve ..., ...... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili süresi içerisinde istinafa başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararıyla; tereke temsilcisinin mesleği avukat ise de davayı tereke temsilcisi sıfatıyla takip ettiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, .... Noterliğinin 03.08.2016 tarihli, ..., ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmelerinin iptaline ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 30.06.2025 tarihli ilamıyla; kişisel borç doğuran bir sözleşme olması nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli olması için vaad borçlusunun satış vaadinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmeyeceği, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, borçlandırıcı işlem niteliğinde olduğu, taahhüt işlemi olarak geçerliliğini korumakla birlikte sözleşmenin tarafları arasında sonuç meydana getireceği, davada talebin düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olduğu, nisbilik ilkesi uyarınca dava dışı tereke memurunun sözleşmenin tarafı olmadığı ve dava konusu taşınmazlara ilişkin terekeye karşı açılmış bir tapu iptal ve tescil davası olmadığından davacının hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; murisin oğlu sıfatı ile hareket eden dava dışı ... ( ...)'nin evlat edinme işleminin hukuken geçerli olmadığını, kök işlemin butlanla batıl olması nedeni ile satış vaadi sözleşmelerinin de geçersiz olduğu dikkate alındığında işbu sözleşmelerin iptali gerektiğini, iptal davası açılmaması durumunda Terekenin olası bir tapu iptal tescil davası ile karşı karşıya kalabileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin, sahtecilik iddiasına dayalı olarak iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.