Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6155 E. 2026/3608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6155
- Karar No
- 2026/3608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1275 E., 2025/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/243 E., 2023/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ..... Eczanesinin sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, Kurum tarafından 2012 yılı Protokolünün (5.3.10) maddesi uyarınca 13.220,00 TL cezai şart ile aynı protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 1.322,00 TL reçete bedelinin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşme SUT ve mevzuata uygun olmadığını ileri sürerek; Kurum işleminin iptaline ve borçlu olmadığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum tarafından yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşme, SUT ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/368 E. sayılı dosyasında davacı eczacı hakkında sahte sağlık kurulu raporu ve reçete düzenleyip kuruma ibraz ederek dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçlarından dava ikame edildiği, Mahkemece 19.03.2021 tarihli kararla belgede sahtecilik davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık davasından ise yeterli delil bulunmaması sebebiyle davacının beraatine karar verdiği, beraat kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli kararıyla kesinleştiği, davacı eczacının cezai işleme mesnet olan reçetelerin sahte olduğunu bilebilmesi imkanının olmadığı, sahte olduğunu bilerek Kuruma ibraz ettiğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kurum tarafından davacı hakkında uyguladığı cezai işlemlerin iptaline ve davanın ikamesinden sonra davacının hak edişlerinden yapılan 13.220,00 TL cezai şart ile 1.322,00 TL reçete tutarı kesintilerinin, kesintilerin yapıldığı tarihten işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; suç oluşturmayan bu fiillerin sorumluluk hukuku yönünden haksız fiil ve/veya sözleşmeye aykırı fiil olduğunu, davacı hakkında cezai şart bedeli uygulanmasının ve reçete tutarı kesintileri hakkında Kurumca işlem yapılmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı eczacı hakkında 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk ...... Üyesi ..... İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca uygulanan Kurum işleminin iptali ve kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, cezai işleme konu sahte reçetelerin, davacı eczacı ya da eczane çalışanlarının dahli ile fatura edildiğinin davalı Kurum tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dosya kapsamından; davaya konu reçetelerin sahte olduğu ve davalı Kurumun zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; sorumluluğunda olmayan reçetelerin bedelinin davalı Kurumdan tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, aksi halde reçete bedellerinden sorumlu olmayan davalı Kuruma külfet yüklenmiş olacağı, davacının reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurumun sorumlu tutulamayacağı, bu nedenlerle davalı Kurumun yersiz reçete bedeli ödemelerini geri istemekte haklı olduğu kabul edilerek, davalı Kurumun sahte reçete bedelinin iadesine ilişkin işlemi yönünden davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.