Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6084 E. 2026/3225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6084
Karar No
2026/3225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/878 E., 2025/1599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/274 E., 2024/622 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline, davalı şirket nezdindeki ortopedi polikliniğinde diğer davalı hekim tarafından sol el orta parmakta "tetik parmak" teşhisi konduğu, ufak ve risksiz cerrahi müdahale ile sağlığına kavuşacağının söylendiği, gerekli tetkikler yapılmadan, MR çekilmeden 04.05.20 13... .05.2013 tarihlerinde gerçekleşen ameliyatların ardından davacının ağrılarının arttığını ve sol kolunu kullanamaz hale geldiğini, 16.12.2013 tarihinde ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünde yapılan muayenesi sonrasında sol orta parmağının kesilmesi gerektiğinin söylendiğini, başka bir hastanede yapılan 20.12.2013 tarihli cerrahi müdahale sonrasında kısmi düzelme olduğunu, %60 oranında işlev kaybı bulunduğunu, davacının ömür boyu iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek; 1.000.00 TL maddi ve 100.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; gerekli tetkiklerinin yapıldığını, ortaya çıkabilecek komplikasyonlar ile ilgili gerekli ve yeterli bilgilendirmenin yapıldığını ve davacıya onam belgesinin imzalatıldığını, hekim tarafından davacıya yapılan müdahalenin kusursuz olduğunu, davacının kontrollere gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili; gerekli tüm tetkiklerin ve bilgilendirmenin yapıldığını, davacının nöroloji uzmanına da yönlendirildiğini, EMG'sinin çekildiği, tetik parmak hastalığında MR çekilmesinin zorunlu olmadığını, davacının ameliyat sonrasında gereken iyileşme süresini beklemediği gibi rutin kontrollere de gelmediğini, tüm işlemler SGK tarafından karşılandığından davacının maddi anlamda bir kaybı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sol orta parmağının tüm fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucunu doğuran tıbbi işlemlerde davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 20.04.2018 tarihli ATK raporunda tanı ve ameliyatın tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun, kişide ameliyat sonrası oluşan tenosinovit tablosunun her türlü özene rağmen oluşabilen, herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen komplikasyon olarak nitelendirildiğinin, kişinin tedavisinde görev alan sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur tespit edilmediğinin belirtildiği, davacının bu komplikasyona ilişkin olarak bilgilendirildiğine dair hastane onam formunda bulunan imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ameliyatın hemen akabinde yapıldığı anlaşılan muayenesinde 2 hafta sonra kontrole çağrılan davacının, kontrol muayenesine gittiğine ilişkin bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, davalı tarafa atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; aydınlatma forumunun hukuki olarak hükümsüz olduğunu, açıkça ve özel olarak bilgilendirme yoksa aydınlatma formunun yazılmamış sayılması gerektiğini, davalı tarafın bilgilendirmeyi yapıp yapmadığını ispat etmesi gerektiğini, alınan form ile ameliyat tarihinin aynı olduğunu, komplikasyonun kusursuzluk varsayımının hatalı bulunduğunu, komplikasyonun bu denli ağır sonuçlara yol açmasının, denetim eksikliğini ve organizasyon kusurunu gösterdiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı özel hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Karara esas alınan ATK raporlarında davalı hekime atfedilecek bir kusurun olmadığının, yapılan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunun belirtildiği, davacıya yapılan tedavi ve girişimlere ilişkin bilgilendirmelerin yapıldığı, dosya arasında bulunan onam formunun yeterli bilgilendirmeyi içerdiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6084, K. 2026/3225, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6084-e-2026-3225-k-ce4841f61265