Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5996 E. 2026/3403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5996
- Karar No
- 2026/3403
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1066 E., 2025/1352 K. DAVA TARİHİ : 13.12.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ: Çay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/651 E., 2024/299 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 09.11.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle %92 oranında engelli kaldığını, müvekkilinin kaza kaynaklı engellilik durumu nedeniyle hareket kabiliyetinin kısıtlandığını, ev dışındaki hayatı ile ilişkisini kesmek zorunda kaldığını, müvekkilinin yaşadığı durum nedeniyle o dönem aynı evde yaşadığı oğlu davalıya vekaletname verdiğini, ancak davalının müvekkilinin mal varlığını azaltacak işlemler yaparak, kendisi ve annesi ... lehine kullandığını, davalının, müvekkilinden banka kartını aldığını, ancak Aralık 2014 tarihinden müvekkilinin evden ayrıldığı Temmuz 2021 tarihine kadar ait olan maaş ve bayram ikramiyelerini müvekkiline vermediğini, davalının vekalet ilişkisini kötüye kullanarak müvekkili ile dava dışı... arasındaki borç-alacak ilişkisi nedeniyle taraflar arasında düzenlenen senetlerin haberi olmaksızın davalı tarafından tahsili edildiğini, ancak tahsil edilen paranın davacıya ödenmediğini, müvekkilinin telefonu ile internet bankacılığı üzerinden davalının kendi hesabına onayı olmaksızın 70.000,00 TL para gönderdiğini, müvekkilinin bilgisi dahilinde satılan hisseli taşınmazın davalı tarafından tapuda satış bedelinin gerçek tutarın çok altında gösterildiğini, bununla birlikte müvekkilinin daha sonraki tarihlerde davalının, alıcıdan anlaşılan satış bedeli dışında müvekkili adına 30.000,00 TL daha ödeme aldığını, ancak adına tahsil edilen bu tutarın da müvekkiline verilmediğini, müvekkili adına kayıtlı 03... plakalı Ford marka arabasını sattığını ancak söz konusu araç satışından elde edilen 6.000,00 TL paranın müvekkiline teslim edilmediğini, yine mülkiyeti müvekkiline ait olan ot çayırından yılda bir gelen parayı da trafik kazası geçirdiği 2014 yılından dava tarihine kadar davalının dava dışı ...'dan elden almış olmasına rağmen bu paraları müvekkiline teslim etmediğini, ayrıca müvekkilinin maaş hesabı üzerinden 10.000,00 TL'lik bir kredi çekildiğini ve emekli maaşının bir kısmının bu kredi borcuna karşılık kesildiğini öğrendiğini, daha önceki dönemlerde hesaplarını tamamen davalı taraf kontrol ettiğinden müvekkilin kendi adına kredi çekildiğinden haberdar olma imkanı bulunmadığını, kredinin çekilmesi hususunda kesinlikle müvekkilin haberi, bilgisi ve onayı bulunmadığını, ilaç paralarının eczaneye ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 70.000,00 TL'nin 09.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının 09.11.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda omuriliğinden yaralandığını, davacının bu rahatsızlığı nedeniyle tüm tedavilerinin kendisi ve annesi tarafından takip edildiğini, ilk evliliğinden olan çocuklarının davacıyı ziyaret etmediklerini, davacının altınları da yanında götürmek suretiyle müşterek haneyi terk ettiğini, davacının bir baba ve eş olarak yasal sorumluluklarını yerine getirmek, ailesini geçindirmek, çocuklarını okutmak gibi amaçlarla emekli aylığını ve gelirlerini kendi rızası ile harcadığını ve harcattığını, yapılan işlemlerden davacının haberdar olduğunu, davacının taleplerinin her birinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanıkların baba- oğul olan tarafların aynı evde yaşadıklarını, davalının davacının bilgisi dahilinde iş ve işlemleri yaptığını beyan ettikleri, bu durumda davalının davacının bilgisi ve rızasıyla bankacılık işlemlerini yaptığı, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı, davalı tanıklarının ortak beyanlarında davalının davacıya bakım görevini yaptığını, yapılan iş ve işlemlerden davacının haberinin olduğunu beyan ettikleri, tanık beyanından ot çayırı kira bedelinin davalıya ödenmediğinin anlaşıldığı, davalının vekalet görevini kötüye kullandığı ve kendisine haksız kazanç sağladığına dair somut bir delilin sunulmadığı, gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesiz olduğunu, müvekkilinin tedavisinin bir süre sonra davalı ve dava dışı annesi tarafından kesilerek müvekkilinin sosyal hayattan kasıtlı olarak kısıtlandığını, bu süreçte müvekkilinin banka hesaplarının da kontrolünün davalıda olduğunu, dinlenen tanık ...un da beyanından da anlaşıldığı üzere, kendisinden habersiz kredi çekildiğini, bu durumu evden ayrıldıktan sonra öğrendiğinin sabit olduğunu, banka hesaplarının yeterince incelenmediğini, davalının cevap dilekçesinin 5.sayfasında davalının müvekkili ve annesine ait masrafları 2018 yılından sonra hesabı ve telefonu üzerinden yapmaya başladığını belirterek, davalının müvekkilinin hesabında mobil bankacılık üzerinden işlem yaptığını ikrar ettiği halde bu hususun dikkate alınmadığını, davalı tarafça çekilen ve müvekkiline verilmeyen maaş ve emekli ikramiyelerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkilinin...'a verdiği borca karşılık düzenlenen senetlerin tahsilini davalının yaptığı ancak bu bedelleri müvekkiline teslim etmediği ortaya konmasına rağmen bu alacak kaleminin de reddedildiğini, buna ilişkin dava tarihi itibariyle ölen ... ile aralarındaki mesaj kayıtlarının dikkate alınmasının yerinde olmadığını, tanık ...'ın eksik anlatımda bulunması nedeniyle yeniden dinlenmesine ilişkin taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin telefonu ile internet bankacılığı üzerinden ...'e 6.000,00 TL, davalıya 70.000,00 TL gönderilmesine ilişkin işlemlerin bizzat davalı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu işleme rızasının olmadığını tanık beyanları ile ortaya konmasına rağmen bu talebin de reddedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Temyiz edilen kararda; gerekçeye ve davacının iddialarının ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.