Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5926 E. 2026/3254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5926
Karar No
2026/3254
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1545 E., 2025/1428 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/146 E., 2024/168 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; kamyon nakliye işi ile uğraşan müvekkilinin 09.05.2019 tarihinde 22:00-23:00 saatleri arasında çekici ve dorsesi ile dava dışı şirket adına taşıdığı yükün teslimini sağlamak üzere davalı şirketin tesislerinde aracı yükleme alanında yük bindirme işlemi yapıldığı esnada, davalı şirkette forklift operatörü olarak çalışan dava dışı ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkilin sol elinin paletle dorse demiri arasına sıkışmasına neden olduğunu, sol elinden ağır şekilde yaralanan müvekkilinin sesini forklif operatörüne duyurduğu halde yardım alamadığını, müvekkiline anında müdahale edilemediğini, dakikalarca yardım beklediğini, olay sonrasında sol eline 12 tane çivi takıldığını, olay nedeniyle ceza soruşturması başlatıldığını, davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına aykırı davrandığını, davalı şirkette müvekkile en kısa sürede müdahale edilmediğini, davalı şirketin tesisinde gerekli sağlık personeli olmak üzere yapılan işin gereği olarak riskleri azaltmak ve güvenli bir iş ortamı yaratmak adına hiçbir önlemin alınmadığını, işverenin üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 30,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.030,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 631.014,51 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin ve çalışanının kusurunun bulunmadığını, davacının yükleme esnasında kamyon sürücü kabininde bulunması gerektiğini, bilgilendirme formunda ve davacının imzaladığı yük talep fişinde, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin talimatta yazan kurallara davacının uymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davacının uğradığı zarardan kusuru oranında davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle, kusur ve hesap bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 631.014,51 TL maddi ve 17.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 09.05.2019 tarihinde davacının kendisine ait kamyonu ile davalıya ait iş yerinin sevkiyat bölümünde palet yüklendiği sırada, davacının yüklenmekte olan paletleri spanzet ile bağladığı esnada forkliftin yüklediği paletin diğer bir palete çarpması ile sol elinin yüklü paletle dorse demiri arasında sıkışması sonucu yaralanması şeklinde olayın meydana geldiği, olayın davalı şirket ile ihbar olunan şirket arasında imzalanan nakliye sözleşmesi kapsamında ihbar olunan şirkete ait malların davalı şirkete teslim edildiği sırada gerçekleştiği, davacının davalı ya da ihbar olunan şirketin çalışanı olmadığı, istihdam ilişkisinin bulunmadığı, kazaya konu kamyonun davacı adına kayıtlı olduğu, nakliye işi ile uğraştığı, olayın davalı yönünden haksız fiilden kaynaklandığından davalı şirket vekilinin görev ve yetkiye ilişkin itirazlarının reddi gerektiği, olayın oluşumunda davalı şirket çalışanı forklift operatörü dava dışı Mehmet'in asli, tedarik zincir şefi ile davacının ise tali kusurlu olduğu esası benimsenerek atılı taksirle yaralama suçundan verilen hükmün kesinleştiği, eldeki yargılamada Mahkemece iş güvenliği heyetinden alınan asıl ve kök raporlarda davacıya tali, davalı şirkete asli, ihbar olunan şirkete tali kusur izafe edildiği, davacıya atfedilen %15 kusur oranı dışındaki kusurun tamamından davalının sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, gelir durumuna ilişkin dosyada mübrez vergi beyannameleri esas alınarak davalıya atfedilen %85 kusur oranına göre, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile somut olayın özelliklerine ve güncel Yargıtay içtihatlarına uygun biçimde hazırlandığı, uzamış ceza zamanaşımı süresi de gözetilerek tazminatın tamamına olay tarihinden itibaren faiz işletilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının oluşa ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, iş güvenliğine ilişkin belgelerin maktu nitelikte olup müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, atfedilen kusur oranının yüksek olduğunu, maluliyet oranının daha yüksek olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin kısa tespit edildiğini, müvekkilinin sol elini eskisi gibi kullanamadığını, 05.02.2024 tarihli bilirkişi hesap raporunda maaşının asgari ücret üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili; müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, olayın davacının kusuruyla meydana geldiğini, davacının yükleme işi devam ederken araçtan inerek forklift operatörünün kendisini göremeyeceği bir yerde durduğunu, Adli Tıp raporu ile meslekten kazanma gücü kaybı oranının tespit edilmediğini, geçici iş göremezlik döneminin 3 ay üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, davacı tarafça tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, hükmedilen tazminatlara ilişkin faiz başlangıç ve miktarlarının hatalı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5926, K. 2026/3254, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5926-e-2026-3254-k-4fc34cf1366f