Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5862 E. 2026/3054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5862
Karar No
2026/3054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1830 E., 2025/1741 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/543 E., 2023/568 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5784 sayılı Kanun) ile 3093 sayılı ... Gelirleri Kanunu'nun (3093 sayılı Kanun) ... enerji payını düzenleyen 4/c maddesi ile tespit edilen müvekkili Kurum alacaklarının, aynı Kanunun 5/c maddesi uyarınca takip ve tahsil edildiğini, 3093 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde, lisans sahibi tüzel kişilerce nihai tüketiciye yapılan fiili satışlara ilişkin satış hasılatının tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, bu hasılat üzerinden kanunda gösterilen matrah ve nispetler dahilinde hesaplanacak olan ... payının müvekkil Kuruma ödenmesi ve elektriğin aylık bazda satışı ve tedarikinde gelir veya gider mahiyet ve tutar itibariyle ay sonunda kesinleşmiş olduğundan, elektrik satışı ve tedarikinden doğan gelir ve giderin de ay sonu itibarıyla tahakkuk etmesi nedeniyle, tahakkuk tarihi olan ay sonundan itibaren yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerektiğini, şirket tarafından fiili satışın gerçekleştiği aylara ilişkin fatura düzenlenmeyen hasılatın "gelir tahakkukları" hesabında takip edildiğini, ... payı matrahı hesabında ise "600 Yurtiçi satışlar hesabında" yer almakta olan bu tutarın ... 3/3 payı hesaplama tablosunda indirimler bölümünde faturalanmamış satış olarak gösterildiğini ve bu tutar üzerinden hesaplanması gereken ... payının ilgili tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmibeşi yerine üçüncü ayın yirmibeşinde birer ay gecikmeli olarak ödendiğini ve bu durumun yasal mevzuata uymadığı gibi kurum zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafça ödenmeyen 565.469,17 TL bakiye ve bu tutara vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 64.916,99 TL faiz olmak üzere toplam 630.386,16 TL'nin tahsili amacıyla ... . İcra Müdürlüğü'nün 2021/2835 (E.Esas 2017/10050) numaralı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; faturalandırılmamış tüketimlerin hesaplamaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, 3093 sayılı Kanundan kaynaklı ... payı tutarının nihai tüketiciye yansıtıldığını ve vade tarihinde hiçbir aksamaya mahal verilmeksizin davacının hesaplarına ödendiğini, müvekkili şirketin dava konusu borcu bulunmadığını, yapılan tüm işlemlerin EPDK ve ... Yönetim Kurulu Kararlarına uygun olduğunu, davacı ile yapılan mutabakat görüşmelerinde faturalandırılmamış tüketimin matraha dahil edilmemesi gerektiğini belirtilen yazılar bulunduğunu, faturada gösterilen tutarın ...’ye intikal ettirileceğini, müvekkil şirketin faaliyet bölgesindeki abonelerin tamamının elektrik sayaçlarının aylık periyotlarla okunarak faturalandırıldığını, ancak sayaçların ilgili ayın son günü okunmasına mümkün olmadığını, bu nedenle belirli periyotlar ile bir kısım abone sayacının ayın 15. günü, bir kısmının 21., bir kısmının ise 30. günü okunarak fatura edilebildiğini, bu nedenle ilgili ay içerisinde kullanıcılar tarafından tüketilen ancak okuma termini nedeniyle faturaya konu edilmemiş kısım muhasebe kayıtlarından alınarak takip eden aya faturalandırılıp muhasebe kayıtlarından düşüldüğünü, faturadaki bedellerin davacıya intikal ettirileceği ve üç aylık bilançolar kesinleştiğinde ortaya çıkacak farkların tasfiye edileceğinin maddede belirtildiğini, faturalandırılmamış bedeller için gecikme faizi uygulamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... Enerji Payı Tasfiye Belgeleri" konulu belgelerden yasanın belirtilen hükmü gereğince 20 11... dönemlerine ait eksik ... payları için mutabakat yapılarak tasfiyenin sağlandığı, bu şekilde dönemsel olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığı, 3093 sayılı Kanunun 5/c maddesi gereğince yapılan mutabakat ve tasfiyenin gözardı edilemeyeceği, davacının 20 11... dönemlerine ait eksik TRT payı sebebiyle 30.12.2016 tarihinden önce faiz işletmesi haklı görülmediğinden davacının yaptığı 3.743.801,58 TL ödemenin davacının iddia ettiği 2.575.876,13 TL asıl alacağı ve temerrüt tarihinden itibaren isteyebileceği faiz miktarını karşıladığı, bilirkişi raporunda belirtilen fark alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 3093 sayılı Kanunun 4/c maddesine göre hesaplanacak bedellerin en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmibeşinde ... Kurumunun göstereceği banka hesabına ödeneceğini, tahakkuk cetvellerinin aynı süre içinde ... Kurumuna gönderileceğini, faturalanmış ve faturada ... payının gösterilmiş şekilde tahakkukun gerçekleşeceği tespitinin 3093 sayılı Kanunun lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu, muhasebe kayıtlarına alınan ancak faturalanmamış tüketimlerin de hesaplara dahil edilmesi gerektiğini, anılan Kanun maddesinin açık bir şekilde "gelir tahakkuku" esasını benimsediğini, vergiyi doğurun olayın, elektriğin teslimi ile gerçekleştiğini, teslimle tahakkuk gerçekleştikten sonra davalının teslim ettiği elektriğin faturasını ne zaman nihai tüketiciye tebliğ ederek tahsilatı sağladığının müvekkilini ilgilendirmediğini, bu hususun şirketin iç işleyişiyle ilgili olduğunu, nihai tüketicilere faturalandırma işlemi yapıp yapmamasının davalının kendi sorumluluğunda olduğunu, 3093 sayılı Kanunda bahsedilen tahakkuk ifadesinin enerji tüketiminin (enerji firmaları açısından satışın) gerçekleştiği dönemi tanımladığını, müvekkilinin ... enerji payı mükelleflerinden ... Genel Müdürlüğü A.Ş. aleyhine 1999 yılı ve 20 00... aylık bilanço farkı alacak toplamı için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada verilen kararda; 1998-1999 yılları ile 20 00... aylık bilançolarındaki faturalanmamış satış rakamlarından doğan ... payının dahil edildiğini, 31.12.2000 tarihi itibariyle ortaya çıkan anapara ve borcunun ödenmesi yolundaki taleplerinin davalı kurum tarafından haklı olmadığı gerekçesiyle itiraza uğrayıp ödenmediğini belirterek dava tarihinden 6183 sayılı yasanın öngördüğü gecikme zammı oranında faizi davalıdan tahsilini karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtayca onandığını, dava konusu TRT payı alacağı, müvekkili Kurumun kamu yayıncılığı faaliyetlerinin finansmanı için vazedilen, 6183 sayılı yasaya göre gecikme faizi uygulanan, İİK hükümlerine göre takip ve tahsil edilen, bir nevi vergi benzeri ek mali yükümlülük niteliğinde olduğunu, kanun maddesinin "gelir tahakkuku" esasını benimsediğini, tahakkuk tarihinin mal teslimi, hizmet ifası ya da gelirin doğduğu tarih olduğunu, bu tarihte gelir ya da gider mahiyet ve tutar olarak belli olduğundan tahakkukun gerçekleştiğini, ... enerji payı Anayasanın 73. maddesinin yaptığı sınıflandırmaya göre vergi benzeri mali yükümlülük olduğunu, davacı şirketin kurum payını resen ödemek yükümlülüğü olduğunu, muhasebe kayıtlarına göre hesaplanacak bedeller, elektriğin tesliminden sonraki tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmibeşinde diyerek kapsam belirlenmiş iken boşluk varmış gibi amaçsal yorum yapmanın mümkün olmadığını, faturada ... payının gösterilmiş olması tahsile ilişkin olup, teslim ile gerçekleşen tahakkuk esasına aykırı bir durum olmadığını, bilirkişilerce hatalı olarak yasa yorumu yapıldığını, herhangi bir hesaplama veya farklı görüşlere göre alternatif hesaplamalara yer verilmediğini, muhasebe sistemleri yönünden mükellefiyetin doğumu, tarh tahakkuk gibi konularda uzmanlığı olan mali bilirkişilerin de katılımıyla farklı bir heyetten yeniden rapor aldırılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2011-2012 yıllarına ilişkin nihai faturalara yansıtılan ... payının eksik ödendiği gerekçesiyle bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 3093 sayılı Kanunun 4. maddesinin (c) bendi; "...iletim dağıtım perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere elektrik enerjisi satış bedelinin %2'si tutarındaki payı faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri ... Kurumuna intikal ettirirler...."; 5. maddesinin (c) bendi ise; "....bu Kanunun 4 üncü maddesinin (c) bendine göre hesaplanacak bedeller en geç tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmibeşinde ... Kurumunun göstereceği banka hesabına ödenir ve tahakkuk cetvelleri aynı süre içinde ... Kurumuna gönderilir. Nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler üçer aylık dönem bilançoları kesinleştiğinde, o dönemin ödemeleri ile bilançoya göre ortaya çıkacak farklar müteakip ayın sonuna kadar taraflarca mutabakatı yapılarak tasfiye edilir..." hükmünü içerdiği, açıklanan bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin düzenlediği faturalarda TRT payının ayrıca gösterilmesi gerektiği, bu nedenle ay sonu itibariyle henüz faturalandırılmamış tutar üzerinden ... payı alacağı tahakkuk ettirilmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5862, K. 2026/3054, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5862-e-2026-3054-k-a2e3710db1ce