Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5805 E. 2026/3476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5805
Karar No
2026/3476
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/654 E., 2025/1457 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/364 E., 2024/325 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin şiddetli ağrıları sebebiyle defalarca farklı yerlerde hastanelere gittiğini, en son davalı kuruma bağlı ... Hastanesine 2017 yılı Temmuz ayında gittiğinde safra kesesinde taş bulunduğu teşhisi konulduğunu, apandisit teşhisi konulmaksızın apandisit ameliyatına alındığını, birkaç gün sonra safra kesesi ameliyatına alındığını, operasyonlar devam ederken müvekkilinin hamile olduğunu, büyük acı ve ızdıraplar çektiğini, yeterince bilgilendirilmediğini, iki ameliyat sonrası doğum yapan müvekkilinin çocuğunun kalça çıkığı ile doğduğunu, apandisit ameliyatının gereksiz yapıldığını, yaralarının çok geç iyileştiğini, yanlış tıbbi müdahale sebebiyle müvekkilinin uzun bir süre ağrıları sebebiyle herhangi bir iş yapamadığı, yatalak olarak kaldığını ileri sürerek geçici iş görmezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatları ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Ltd. Şti. vekili; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, doktorun hastanın şikayetleri üzerine gerekli tahlilleri yaptığını, apandisitten dolayı davacının ameliyata alınması gerektiği konusunda bilgilendirdiğini, gebelik halinde de apandisit ameliyatının olabileceğini, bazı durumlarda zorunlu olduğunu, her iki hastalığın da davacıda görülmesi üzerine iki ameliyat yapıldığını, ameliyatların başarılı geçtiğini, herhangi bir kusur durumunun ortaya çıkmadığını, kalça çıkıklığının bu ameliyatlar ile ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. 2. Davalı ... vekili; davacının hastalığı ile ilgili tedavinin .... hastanesinde yapıldığını, hastanın kendisi ve yakınlarının bilgilendirildiğini, ameliyat öncesi gerekli konsültasyonların yapıldığını, yazılı onam alındığını, ameliyatlar esnasında ve sonrasında anne ve fetusta hiçbir komplikasyon gelişmediğini, yanlış bir ameliyat yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan yargılamada dosyaya toplanan belgeler ile Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde apandisit ameliyatı eyleminde ve ameliyat sonrası davacının tedavisi ile ilgilenen sağlık personelinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, çocuğun kalça çıkığı ile yapılan ameliyatlar arasında illiyet bağının olmadığı, sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığıyla yürüten hastanenin hizmet işleyişinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalı doktor tarafından yanlış teshis konulduğunu ve apandisit ameliyatının gereksiz yere yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hasta ile tedavi veren kurum ve doktor arasındaki vekalet sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun Yargı ve taraf denetimine elverişli olduğu, alınan raporda davacıya yapılan her iki ameliyatın da klinik ile uyumlu olduğu, dünyaya gelen bebekte bulunan kalça çıkıklığı şikayeti ile ameliyatlar arasında illiyet bağının bulunmadığının tespit edildiğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5805, K. 2026/3476, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5805-e-2026-3476-k-204c85948e9e