Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5802 E. 2026/1230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5802
Karar No
2026/1230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/559 E., 2018/338 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin miktar itibariyle reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 25.10.2002 tarihinde elektrik aboneliğini dava dışı üçüncü kişiden devraldığını, devir tarihi itibariyle abonenin tüm borcunun sıfırlandığını, ancak daha sonra davalının 1994-2003 yılları arasında elektrik sayacının sehven 1 rakam eksik okunduğunun tespit edildiği belirterek, okunmama nedeniyle tahsil edilmemiş olan elektrik bedellerini müvekkilinden talep ettiğini, davalının müvekkilinden talep ettiği miktarın 118.786,90 TL olduğunu, ancak bunun bir kısmı hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kendi dönemine ilişkin borcu ödemek istediğini, ancak davalının müvekkilinden önceki döneme ilişkin faturaların da olduğunu belirterek talebini kabul edilmediğini, davalının ödeme talebini haksız olarak kabul etmemesi nedeniyle gecikme faizi talep edemeyeceğini, borcun büyük kısmının önceki aboneye ait olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek; müvekkilinin davacıya faiz ve icra masrafları dahil 110.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.11.2014 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının menfi tespit davasına konu ettiği ... 2.İcra Müdürlüğünün 2006/... Esas sayılı dosyasından dolayı 15 faturadan 13 fatura ile ilgili olarak dava tarihi itibariyle davalı tarafa 79.233,15 TL borçlu olmadığının (9.986,84 TL asıl alacak, 1.797,63 TL asıl alacak KDV'si, 16.086,76 TL işlemiş faiz ve 2.895,62 TL işlemiş faize ait KDV olmak üzere 30.766,85 TL borçlu olduğunun) tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 14.04.2016 tarihli ilamıyla; Mahkemece bilgisine başvurulan ilk bilirkişi heyeti tarafından 21.10.2013 tarihinde tanzim edilen (ek) raporda; 2003/6, 2004/ 03- 05- 07- 08- 09- 11, 2005/ 02- 04- 06- 08, 2006/ 04- 06- 11, 2010/ 09- 10-1 1- 12, 2011/ 01- 02- 03- 04- 05- 06- 07- 08- 09- 10... dönem tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davacının davalıya toplam 274.106,58 TL borçlu olduğunun belirtildiği, bu raporun yeterli görülmemesi üzerine alınan 08.07.2014 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise; davacının dava tarihi itibariyle davalı ... şirketince düzenlenen 28 fatura ile ilgili olarak; toplam 241.830,77 TL borçlu olduğunun tespit edildiği ve bu ikinci rapor mahkemece hükme esas alındığı, ilk bilirkişi kurulu raporu ile hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişiden oluşan heyetten yeni bir rapor alınması ve raporlara ilişkin itirazların karşılanması gerekirken bunun yapılmadığı, bu durumda Mahkemece dosyanın aralarında elektrik mühendislerinin de bulunduğu bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna verilmesi, sonradan alınan ve farklı sonuçlar içeren ikinci raporla ilk rapor arasındaki çelişkinin, dava konusu olan tahakkuk dönemleri dikkate alınarak ve tahakkuk döneminde yürürlükte bulunan Yönetmelik ve sözleşme hükümlerine göre hesaplanarak giderilmesi konusunda rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çelişkilerin giderilmesi için alınan bilirkişi raporu ile yine en son dosyaya sunulan 25.09.2017 tarihli heyet raporunun karar vermeye esas mahiyette bulunduğu ve yargı denetimine de açık olduğu, davacının dava tarihi itibariyle davaya konu etmiş olduğu fatura bedellerinden 01.07.2002 son ödeme tarihli ve 3.178,80 TL bedelli fatura bedeli ile bu bedele dava tarihinde işlemiş gecikme zammı ve KDV'si yönünden davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, faturanın davacının sorumlu olduğu dönemden öncesine ait olduğu, diğer fatura tahakkukları yönünden dosya kapsamındaki çelişkileri giderir mahiyette hazırlanan bilirkişi raporu kapsamında davacının sorumluluğunun ve yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının ... numaralı Ticarethane tarifesindeki aboneliğinden .. 2. İcra Müdürlüğünün 2006/... E. sayılı icra takibine konu olan 2002/07 dönem faturası yönünden davalı şirkete dava tarihi itibariyle asıl alacak, gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si dahil 17.905,09 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının ticari işletmenin aboneliğini devraldığını, tarifesinin ticarethane tarifesi olması nedeniyle tüketici olmadığını, Mahkemenin davayı tüketici davası olarak ele almasının usul ile hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri açısından hatalı sonuçlar doğurduğunu, icra dosyası, faturalar, tahakkuk kayıtları, bilirkişi raporları ile borcun varlığı ve miktarının ortaya konulduğunu, davacının iddiasını ispatlayamadığını, ilk bilirkişi raporu ile bozmadan sonra alınan raporda da icra takibine konu alacakların önemli kısmı yönünden davacının borçlu olduğunun belirlendiğini, davacının Mahkemenin kabulüne karar verdiği miktara ilişkin borçlu olmadığını ispatlayamadığını, bilirkişinin yetkisinde olmamasına rağmen hukuki görüş bildirdiğini, Mahkemenin bu yorumu tartışmadan ve denetlemeden benimsediğini bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266.maddesi hükmüne aykırı olduğunu, aboneliğin ticari işletmenin devriyle birlikte 25.10.2002 tarihinde mevcut tesis ve sayaçla birlikte devralındığını, davacı işletmeyi ekonomik bir bütün olarak hak ve borçlarıyla birlikte devraldığından devir öncesi döneme ait 3.178,80 TL tutarlı fatura alacağından ve ferilerinden de sorumlu olduğunu, kararın bozmaya aykırı bulunduğunu, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik aboneliğinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Fazlan alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5802, K. 2026/1230, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5802-e-2026-1230-k-e4d93318b0a5