Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5737 E. 2026/2974 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5737
- Karar No
- 2026/2974
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1583 E., 2025/1162 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/406 E., 2024/307 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında müvekkili ile davalı arasında 17.06.2011 tarihinde arsa devri karşılığı konut sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin hisselerini davalı Belediyeye devrettiğini, davalının ise bunun karşılığında 100 m² büyüklüğündeki daireyi teslim edeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak konutun teslim edilmediğini, makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen dairenin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, müspet zararının belirlenmesi suretiyle şimdilik 500,00 TL müspet zarar ile 500,00 TL kira bedeli alacağının davalıdan karar verilmesi talep etmiş; davacı vekili 15.05.2024 tarihli dilekçesiyle 2.650.000,00 TL müspet zararın 24.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu, projeye ilişkin çalışmaların devam ettiğini, sözleşmede taşınmazın teslim süresine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, projenin çok büyük olması ve ayrıca idare mahkemesi tarafından verilen kararlar sebebi ile gecikmeler olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; süresinde ifanın gerçekleşmemesi sebebi ile davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı kanun) 125. maddesi gereğince borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zararını isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta bu zararın daire bedeli olan 2.650.000,00 TL’ye tekabül ettiği, davacı tarafından kira kaybı da istenilmiş ise de, müspet zararla birlikte gecikme tazminatı niteliğindeki bu bedelin istenilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.650.000,00 TL müspet zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının kira kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun ve denetime elverişli olduğu, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıktığı, kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlemin veya hizmetin söz konusu olmadığı, bu nedenle adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; uyuşmazlıkta İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, yapılan işlemlerin yasa ve yönetmelikler çerçevesinde kamu yararı gözetilerek gerçekleştirildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede taşınmazın teslim süresine ilişkin bir hükmün bulunmadığını, konutların etap etap üretilip hak sahiplerine noter kurası ile teslim edildiğini, yapılan plan değişiklikleri ve alınan meclis kararlarına istinaden işlem yapıldığını, davacının sözleşmedeki taahhüdüne uymadığını, davacının her hangi bir kira bedeli alacağı hakkının olmadığını, bilirkişi tarafından konutun bedelinin emsal kararlara göre fahiş olarak tespit edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 17.01.2011 tarihli sözleşmenin ifa olanağının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazminini istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireleri teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Kanunun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın davacıya teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç bedellerini belirleyen bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm vermeye yeterli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi