Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5348 E. 2026/2983 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5348
- Karar No
- 2026/2983
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1403 E., 2025/1133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/315 E., 2021/180 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil; davalı ... vekili olarak Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1039 E., diğer davalıların vekili olarak da Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/695 E. sayılı dosyalarında tazminat davaları açtığını, davayı özenle takip ettiğini, davalıların 19.10.2015 tarihinde kendini gerekçesiz olarak azlettiğini, verdiği emeğin karşılığı olan avukatlık ücretinin tahsili amacı ile icra takibi başlatığını, itiraz sonucu takibin durduğunu, azlin haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, ... . İcra Müdürlüğünün 2018/11720 E. sayılı takibin devamına, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının haklı sebeple azledildiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bilirkişi raporuna ve iki ayrı dosyanın birleştirme kararına itiraz etmediğini, husumetin yanlış gösterildiğini, müvekkili davalı ... adına açılan davada davalının diğer kardeşlerinin davaya dahil edilmediğini, davacı avukatın kendince bedel takdiri yaparak yüksek değer üzerinden davayı ıslah ettiğini, dikkat ve özen hükümlülüğünü yerine getirmediğini, azil tarihi itibariyle sonuçlanan iş bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının işini takipte gerekli özeni göstermediği, davalı müvekkilleri ile ilgili davalarda doğru yargı yolunu seçmediği, husumeti doğru kişilere yöneltmediği, bedel arttırımında davalı müvekkillerinin bilgi ve onayını alarak hareket etmediği hususları dikkate alınarak davalının, davacıyı azletmekte haklı olduğu gerekçesiyle, azil tarihi itibarıyla kesinleşen dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukatın davalıların vekili olarak murise ait taşınmazdan davalı idare tarafından fazla kesinti yapıldığı gerekçesiyle 20.04.2012 tarihinde Adana 3. Aile Mahkemesine dava açıldığı, görevsizlik ve Yargıtay bozma kararları sonrası dosyasının Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/46 E. numarasını aldığı, sonuç olarak yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, davacı avukatın yargı yolunun doğru tespit etmeyerek üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına sürdürüp sonuçlandırmadığı dikkate alındığında azlin haklı olduğu, bu durumda müvekkilinin avukatına vekalet ücreti ödemekle yükümlü olmadığı, yalnızca azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti istenebileceği, somut uyuşmazlıkta davacı avukatın azil tarihi itibariyle kesinleşip sonuçlandırdığı iş bulunmadığı gözetilerek davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; azil tarihinden sonra davayı takip eden avukatların görev ve sorumluluklarını birbirine karıştırarak yanlış karar verildiğini, azlin haksız olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı avukatın haksız olarak azledildiği iddiasına dayalı vekalet ücret alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, davacı avukatın haklı olarak azledilmesine ve azil tarihi itibariyle kesinleşip sonuçlandırdığı iş bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.