Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5338 E. 2026/2474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5338
- Karar No
- 2026/2474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/548 E., 2025/1281 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/518 E., 2023/804 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında SGK Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi uyarınca tüm hastalara da hizmet sunduğunu, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine pandemi bakım hizmeti işleminin eklendiğini ve müvekkilinin de bu kapsamda verdiği hizmet karşılığı düzenlediği 2020 Ekim ve Kasım fatura dönemi tedavi bedellerinde davalı Kurum tarafından haksız olarak kesinti işlemi uygulandığını ileri sürerek; kesinti işleminin iptali ile davalı Kurumca müvekkile 15.01.2021 tarihinde avans verilen 201.714,58 TL'nin 15.01.2021 tarihinden 15.07.2021 tarihine kadar işleyen faizinin ilave edilerek, elde edilen ana paraya kesinti yapılan 15.07.2021 tarihinden bu tarafa işleyen avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 04.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile pandemi süresince 01.04.2020 tarihinden itibaren serviste yatarak tedavi edilen pandemi olgularında ödenmek üzere SUT eki Pandemi Bakım Hizmeti eklendiğini, söz konusu işlemin açıklama kısmında "Sadece pandemi sürecinde, pandemi olgularına yönelik tedavilerde 510010 ile birlikte faturalandırılır, ayrıca pandemi sürecinde pandemi olgusu olup olmadığına bakılmaksızın 510090 kodu ile birlikte faturalandırılır. Günde bir adet faturalandırılır." dendiğini, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan 25 Şubat, 14 Nisan ve 29 Haziran Covid-19 Rehberlerinde PCR testi pozitif olan hastalar için pandemi bakım hizmeti ödemesinin yapıldığını, daha sonra 02.12.2020 tarihli MEDULA hastane duyurusu ile PCR testinin pozitif olmasına bakılmaksızın olası vaka tanımına uyan ve tedavisi uygulanan hastalar bakımından ödeme yapılması gereğinin bildirildiğini, kesintiye konu edilen faturaların, davacı sağlık kuruluşunun Ekim - Kasım 2020 dönemlerinde PCR pozitif tetkik sonucu olmayan ancak pandemi bakım hizmeti verilen hastalara ilişkin olduğunu, davacının 02.12.2020 tarihli MEDULA duyurusu ile 01.12.2020 tarihinden sonrasını kapsar şekilde yapılan düzenlemenin dışına çıkılarak ödeme yapılmasını istediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; faturalandırmanın SUT hükümlerine göre yapıldığı ve Sağlık Bakanlığının düzenleme yapmadığı, sadece yaşanan tereddüt nedeniyle, zaten SUT'ta yer alan maddeyle aynı yönde Bakanlık tarafından görüş bildirildiği, davacının Sağlık Bakanlığı görüşü ve davalı Kurumca yayımlanmış olan SUT hükümlerine uygun olarak faturalandırma yapmış olduğu, sözleşmede "SHS, Kurum tarafından çıkarılan mevzuat hükümleri ile kuruluş ve faaliyetleriyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan mevzuat hükümlerine uymakla yükümlüdür." denildiğinden dolayı davacının taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye uygun hareket ettiği, sözleşmeye göre "Kurum, sunulan sağlık hizmetleri karşılığında, SHS’lere ilgili mevzuat ile sözleşmede belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda ödeme yapmakla yükümlüdür." denildiği, davalı Kurumun söz konusu hizmet bedelini ödemesi gerektiği, verilmiş olan hizmetlerin pandemi sürecinde verilmiş olduğu, SUT'ta yer alan işlem açıklama kısmında, pandemi süresince pandemi olgusu olup olmadığına bakılmaksızın ödeneceğinin hüküm altına alındığı, vakaların PCR testi pozitif olma şartı olmadığı, davalı Kurumca toplam 201.714,58 TL ödemenin yapılması gerektiği, 201.714,58 TL kesintinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, hükme dayanak alınan raporda SUT hükümlerinin hatalı yorumlandığını, müvekkili kurumca gerekçelendirilerek yapılan kesintilerin mevzuata ve SUT hükümlerine uygun olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.